Diana Murphy

Diana Murphy
@DianaMurphy
"Sonun hayra vardı, beni gururlandırdın." Elli beş yaşındayım. Ömrüm boyunca bu sözcükleri duymayı bekledim. Şimdi bunun için çok mu geç? Bizim için? İkimiz el ele verip çok uzun zaman, çok fazla şeyi çarçur mu ettik? Bir parçam, her şeyin eskisi gibi sürüp gitmesinin, ne kadar uyumsuz bir ikili olduğumuzun farkında değilmiş gibi yapmanın daha iyi olacağını söylüyor. Böylesi daha az acı verici. Belki de bu gecikmiş barış sunusundan, aramızın nasıl olabileceğine dair bu küçük, kırılgan, titrek ipucundan daha iyi. Bu yeni yakınlaşmanın doğurup doğurabileceği tek şey pişmanlık, diyorum kendime; ee, pişmanlığın ne hayrı var? İnsana hiçbir şey geri getirmez ki. Bizim kaybettiğimiz şeyin telafisi kesinlikle yok.
Everest yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"...Birdirbir oynar gibi çocukluğunun üstünden atladığını hissediyordu. Yere bir yetişkin olarak inecekti. İndiğinde de artık geri dönüşü olmayacaktı çünkü yetişkin olmak babasının bir zamanlar bir savaş kahramanı olmak için söylediği şeye benziyordu : Bir kere oldun mu, öyle de ölürsün."
Kısacık bir an bu; bir nabız atışına zar zor yetecek kadar kısa ama kandırılmış benliğinin vitrinden ona bakan kadının gerçekliğine yetişmesine, ayak uydurmasına yetecek kadar da uzun. Az da olsa insanı yıkıyor. Yaşlanmak böyle bir şey işte, diye düşünüyor. Seni en beklemediğin sırada yakalayan bu rastgele, insafsız anlar.
Nila Wahdati'ye en çok üzüldüğüm an
Nila Wahdati : "Ben babamın yavru geyiğiyim!" diye şarkı söyleyerek hoplaşır dururdum. Bunun ne kadar kötücül bir lakap olduğunu sonraları fark ettim. E. Boustouler : Efendim? Gülümsüyor. Nila : Babam geyikleri vururdu, Mösyö Boustouler..
Ve Dağlar Yankılandı
10/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Eleştirisini o kitabın uzunluğu kadar yazabileceğim tek kitaptır sanırım. Zamanım olsa şu an buraya da çok yazardım çünkü hak ettiği övgüyü bol bol bahşetmek istiyorum. Khaled Hosseini en sevdiğim ikinci yazar. Dört kitabını da okudum, etkilerini yıllarca üstümden, hafızamdan atamadım ve atmak gibi de bir niyetim yok. İlk iki romanına göre çoğunun da dediği gibi revaçta olmadı. Ama benim enn sevdiğim 'şah'eseri bu oldu. Ve (eğer dualarım kabul olur da) bir iki eser daha yazana dek değişmeyecek. O kadar seviyorum ki kitabı başyapıt benim için. Yanına tek bir kitap al deseler bunu alır yudumlaya yudumlaya okurum. Bunlar öznel, eğer ki okuyup da etkilenmezseniz bilemem ama yazar en iyi kurgu örgüsünü burda yapmış. İlk okuduğumdan beri hayranım zekasına. Bu nasıl bir olay örgüsü, bu nasıl bir bağlama yeteneği. Ve ilk kez bir kitabın ilk bölümünde bir buçuk saatlik bir film izlemişim gibi ağlamıştım. O kadar tuhaf ki, arada ilk bölümünü okuyasım gelir okurum ve her seferinde gözyaşı. Ordaki masal benim için yüzlerce kitaba eşdeğer. İnsanlar kitabın kurgu düzenini karmaşık olarak görüyor. İlk kez Khaled Hosseini okuyorsanız normal ama onun zaman geçişleri kendine özgü (Christopher Nolan'ın Interstellar, Inception zaman geçişi gibi) Ve ben çok alıştım o yüzden de su gibi aktı sanırım. Tıpkı "The Prestige" filmindeki gibi dikkatli bakmanız gerekiyor zaten olaylar samimiyetle sizi içeri alıyor. Beni en çok bağlayan kitabı başlatan ve bitiren karakterler. "Peri ve Abdullah" kurgudan öte. Onları çok fazla hissettim. Zaten yazar her kitabında birileriyle bağdaşmanızı öyle güzel sağlıyor ki. İlerde olur da kızım olsa Peri koyar mıydım diye düşündürdü beni :D Kitabın burdaki kapak versiyonunda iki çocuk resmi koymuşlar ilk okuduğumda çok büyük değildim ve kafamda
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma