Dante

Dante
@Dickens45
Lütfen Okumadan Beğenme!
Çok küçük ipuçları içerir!
10/10
·80 syf.··
2021 16. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 17:53
"Cemile”, Cengiz Aytmatov’un tanınmasını sağlayan eseri olarak biliniyor. Hikâye, savaş yıllarında Kırgız bozkırlarındaki bir köyde, köyün delikanlılarının cepheye çağrılmasıyla köyde kalan kadınların ve yaşı küçük gençlerin savaşan askerlere gönderilecek ekmek için çuvallarla buğday taşıma işini gerçekleştirdikleri bir dönemde geçen garip bir aşk hikâyesini anlatıyor. Kitapta köyün ve tabiatın doğal güzelliği, köyün gençleri askere gittikten sonra geride kalanların durumu, toplumdaki ilişkiler ve toplumsal kurallar çok güzel resmedilmiş. Oldukça sade, akıcı, canlı ve büyüleyici bir anlatımı var. Hikâye insanı hemen kendine çekiyor, köy, bozkır, karakterler sanki yaşıyor ve hepsi insanın gözünde canlanıyor. Kitap zaten kısa, daha fazla ipucu vermek istemiyorum. Ben çok sevdim. Merak edenlere okumalarını tavsiye ediyorum. “Cemile’m, engin bozkırda geriye bakmadan gittin. Belki de yoruldun, belki de kendine güvenini yitirdin. Yorulunca yaslanıver Danyar’a. Sana aşkını, toprağın, yaşamın türküsünü söylesin. Bozkır kımıldanmaya, bütün renkleriyle oynamaya başlasın. O ağustos gecesi gelsin hatırına. Yürü, Cemile, pişmanlık duyma, mutluluğun en zorunu bulduğun için sevin!”  
Hayat
CemileCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201844,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Korkuyu Beklerken
8/10
·202 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 16:04
"Korkuyu Beklerken”, Oğuz ATAY’ın ilk okuduğum kitabı. Kitap sekiz kısa hikâyeden oluşuyor. Her bir hikâyede karamsar, umutsuz, yalnız, toplumdaki diğer insanlardan farklı ruh hallerindeki insanların iç dünyalarından örnekler var. Kimi toplum dışına itilmiş, kimsesiz- sahipsiz kalmış, kimi bir şekilde hayatımıza girmiş, sonrasında unutup gittiğimiz, kimi kendi kendine oluşturduğu bir korku dünyasında yapayalnız kalan ya da yalnız kalmak için kendini bir korku dünyasına hapseden, kimi değer verilmeyi bekleyen, ufacık bir umuda sarılmış mutsuz, yalnız insanların hikayeleri… Genel olarak, mutsuz ve hayata küsmüş insanların hikâyelerini anlattığından çok olumsuzluk yüklüyor insana ve bu yüzden okumak biraz yorucu. Yine de her bir hikâye ayrı bir tat bıraktı bende. İnsanın ruh dünyasındaki değişimler çok iyi anlatılmış, sanki kendi iç sesinizle konuşuyormuşsunuz gibi akıp gidiyor hikâyeler. En çok “Ne evet ne hayır” adlı hikâyeyi okurken zorlandım ve bitmesi için sabırsızlandım diyebilirim. Hikâyenin anlatımında sık sık yapılan parantez içindeki açıklamalar beni yordu. En beğendiğim hikâye, “Korkuyu beklerken”; beni en çok etkileyen ise belki yazarın kendi hikayesi olduğundan “Babama mektup” oldu. Bu anlattıklarım gözümü korkuttu mu? Hayır. Tam tersi daha çok merak uyandırdı. Sonuç olarak, Bir daha Oğuz ATAY okur muyum? Kesinlikle evet. “Tehlikeli Oyunlar” ve “Tutunamayanlar” okuma listemde yerini aldı bile. Merak edenlerin okumasını tavsiye ederim ve keyifli okumalar dilerim.
Hayat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma