Ve şu kesindi ki çok hayalim vardı ve hepsi parlıyordu; kalbimi bir yandan sıkıntıyla şişiren, diğer yandan hayatla genişleten coşkulu çarpıntının onu aynı zamanda yükseklere taşımasına da imkân veriyorlardı. Hepsinden iyisi, iç kulağımı sonu hiç gelmeyen bir masala veriyordum; bu, hayal gücümün yarattığı ve hiç durmadan anlattığı bir masaldı; gerçek hayatımda başımdan geçmesini istediğim ama yaşamadığım bütün olayların, hayatların, ateşin ve duyguların hızlandırdığı bir masal.
Akhilleus’un şarkısı
Ne etkili bir isim Akhilleus, belkide Patroklos’un gözünden o kadar muhteşem bir şekilde her zerresi anlatıldı ki şimdi onu sevmemek ve güzel görmemek imkansız, Madeline Miller’ın okuduğum ilk kitabı kendisiyle yeni tanışmış olmanın hüznünü kitabı okurken anladım. Kalemi o kadar akıcı ve güzeldi ki, uzun zaman sonra elime alıp bir solukta bitirdiğim kitap olmamıştı, henüz yeni bitirmiş olmanın etkisiyle bu satırlar biraz övgü dolu olacak ama hak ediyor kesinlikle alıp okunması gereken bir kitap mitolojiyle harmanlanmış bir aşk hikayesi savaşın,ihanetin, türlü türlü zorlukların ortasında bile ikisinin birbirine duyduğu o hissin her şeyden üstün olması benim için en özel şeylerden biriydi, yeni karakterler kazandım yeni şeyler öğrendim acılarını çoğu zaman kalbimde hissettim, bir kitabın daha sonuna geldim ve bu beni çok üzüyor biraz daha Akhilleus’un güzelliğini zihnimde canlandırmak ve biraz daha Patroklos’un güzel yüreğindeki duyguları hissetmek isterdim, ikinizin daha güzel ve daha rahat bir yaşamda bir birinizi bulup huzur içinde oyunlar oynadığınızı ve mutlu olduğunuzu bilerek kapatıyorum kitabın kapağını. Madeline MillerAkhilleus’un Şarkısı