Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.”
Ağlamaya ihtiyacın varsa ağla."
"Üzgünsen ben buradayım."
"Konuşmak istemiyorsan otururuz."
"Öfkeliysen o da tamam" demedi.
Bende bastırmayı öğrendim,
Hissetmemeyi,
Geçiştirmeyi,
Dikkatimi dağıtmayı,
Görmeyeyim diye
O taraflara pek bakmamayı.
Bunları öğrendim ben
İnsanlar camdan değildir, öyle çat diye kırılmalar.
İnsanları kıran,ilişkileri bozan,
Söylediğimiz sözler değil,
Söylenmemiş, biriktirilmiş,
İçimizde çürümüş olanlar.
Çünkü yan yana geldiğimizde
İster istemez kökü yapıyor onlar.
Ve aslında, hiçbir yere saklanmıyorlar.
Unutursan hatırla.