Günümüzde ‘beslenme’ denince çoğunlukla fazla kilo ve zayıflama rejimleri akla geliyor. Halbuki beslenme hem sağlığın hem de sağlıksızlığın yegâne sebebidir.
Günümüzde ‘beslenme’ denince çoğunlukla fazla kilo ve zayıflama rejimleri akla geliyor. Halbuki beslenme hem sağlığın hem de sağlıksızlığın yegâne sebebidir.
Günümüzde ‘beslenme’ denince çoğunlukla fazla kilo ve zayıflama rejimleri akla geliyor. Halbuki beslenme hem sağlığın hem de sağlıksızlığın yegâne sebebidir.
İnsanların çoğu yazarı "Neden Müslüman Oldum?" isimli videosu ile tanıyordu başlangıçta. Ben de o videoyu izleyip tanımıştım. Çok fazla videosunu izlemiş biri değilim sadece ilgimi çeken konulara baktım bugüne kadar denilebilir. "Neden Müslüman Oldum?" videosundaki inşayı bu kitapta iliklerime kadar hissettim diyebilirim. Konulardan onların örneklerine kadar birçok şey benzer geldi. Zaten o da kitap hakkında bilgi verirken videodaki kurgunun daha örneklisini ve detaylı anlatımını kitapta anlattığını söylüyordu twitterda falan. Bu yönüyle bakarsak videoyu izlerken kafada yeni açılan pencerelere çok fazla ekleme yapmayacak belki. Ama bununla beraber farklı bakış açıları ve yeni örnekler görebildiğimiz yerler de var. Onları okumak faydalı olacaktır.
Kitabın ön sözü doğal bir kitap ön sözü gibi ama o bittikten sonra kitap deliller ve örneklerine başlamıyor. İnşaatın temelini atmaya başlıyor sayfalar boyunca. O zamana kadar "Kaynaklarımızın Güvenilirliği, Yorum Metotlarımız ve Haber İnşası" gibi üç ana başlıkla delillerin temelini oluşturuyor. Yaklaşık ilk 150 sayfa bu şekilde geçiyor. Kaynaklarımızın güvenilirliği başlığında Kuran ve değişmeden günümüze gelişi bahsinde karbon testlerinin ilk yüzyıla tarihlediği el yazmalarından örnekler veriliyor. Bu el yazmalarının bizim islam tarihi okumalarımızla uyuştuğunu göstermek çok önemliydi ve bunu Tayyar Altıkulaç'tan alıntılarla yapıyor yazar.
Yorum metotları başlığının ikincil delil mantığı olarak adlandırılan kısmında direkt Kuran ve hadisleri okuyup başka bir yorum kitabına başvurmadan kendimiz çıkarabileceğimiz sonuçların delil olarak sunulabileceği anlatılıyor. Örneğin iddia Hz. Muhammed'in okuma yazma bilip bilmemesiyse Kuran bilmediğini söylediğinde bu bir delildir. Çünkü bu kitap hem peygamber zamanında hem
https://1000kitap.com/gonderi/136938897
Eylül Ayı Öykü Etkinliği
“İlk defa bir temizlik görevlisi için yapılan iş görüşmesinde hem şirket patronun hem insan kaynakları müdürünün hem şirket müdürünün yer aldığını görüyorum. Camın arkasında başkaları da var mı? Sanayi ve Teknoloji Bakanımız da burada mı?” dedi Fikret gülerek.
“Fikret Bey, biz de ilk defa Büyük Veri, Veri Madenciliği, Yapay Zekâ, Reklamcılık, Dijital Pazarlama gibi zor ve üstün zekâ gerektiren sektörlerde, birçok pozisyonda ve büyük projelerde çalışmış, 20 yıldan fazla tecrübesi olan bir kişinin “Temizlik Görevlisi” olarak bir iş başvurusu yaptığını görüyoruz. Hayır, Bakan Hanım burada değil ve evet camın arkasında koskoca bir şirketin tüm çalışanları var. Şaşkınlıkla sizi izliyorlar. Bu şirkette ve sektördeki başka şirketlerde hatta tüm sektörde bir efsaneydiniz. Birçok stajyer, uzman yetiştirdiniz. Yurt içi ve yurt dışından birçok ödüle layık görüldünüz. Bunları düşündüğümüzde şaşkınlık ile hepimizin bir araya toplanması gayet doğal diye düşünüyorum. Ne kadar oldu görüşmeyeli? 3 yıl mı?” dedi Patron Günay.
“2 yıl 9 ay 12 gün” diye karşılık verdi Fikret.
“Günleri saymanız ne kadar hoş! Her neyse. Fikret Bey, birden ortadan kayboldunuz ve sizden doğru dürüst haber alamadık. Telefon hattınız iptal olmuştu, maillere de cevap vermiyordunuz. Herhalde bir tür ruhsal bunalım yaşıyordur diye düşünüp, sizi bir süre rahatsız etmek istemedik ama yine de her ihtimale karşı birkaç mektup gönderdik. Mektuplara da yanıt alamayınca eve bir kişi gönderdik. Maalesef sizi orada da bulamadık. Hayatınızdan endişe duyduk ve güvenlik birimlerine bunu bildirdik. Ama onlar da size ulaşamadı. Çevrimiçi kameralar ya da kullanabileceğimiz başka elektronik cihazlar da işe yaramadı. Size dair bildiğimiz şeyler sadece doğruluğunu