Sanatın yolu ne duygulardan, duyulardan, gövdeden filan kendini koparıp saf anlamın boşluğunda yüzmektir, ne de zihnin gözünü köreltip akıldışı, ahlakdışı bir anlamsızlığa dalmaktır. Sanatın yolu, bu ikisi arasındaki ince, zor, hayati bağlantıları açık tutmaktır. İlişkilendirmektir. Fikri değerle, duyuyu sezgiyle, korteksi serebellumla ilişkilendirmektir.
3. Imge örüntüleri: sözcüklerin zihin gözüyle görmemizi ya da imgesel olarak sezmemizi sağladıkları ya da yol açtıkları şeyler.
4. Fikir örüntüleri: sözcükler ve olay anlatıları sayesinde anladığımız ya da anlayışımızı kullanarak var ettiğimiz şeyler.
5. Duygu örüntüleri: sözcüklerin ve anlatının, yukarıdaki tüm araçları kullanarak, varlığımızın doğrudan ulaşılamayan ya da sözcüklerle ifade edilemeyen bölgelerinde bize yaşattıkları duygusal ya da tinsel deneyim.