Dilay Uzun

Dilay Uzun
@Dilayy_
Puan vermedi·172 syf.··
2021 8. kitabı
"Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..." -Söyleyin bakalım ne yapacağımızı? Ha? Her gün birbirlerine bu soruyu sorup bu gece kime, nerede, hangi kötülüğü yapabiliriz diye düşünen 15 yaşındaki Alex ve "çete arkadaşları" Pete, Georgie, Aptalof' un şiddet, kötülük, zorbalık dolu hayatlarına yakından tanık oluyoruz. Ve ayrıca romanda kötü şeyler yapmış suçluları topluma geri kazandırmak için uygunalan bir tedavi yöntemini ve bu tedavi yönteminin nasıl uygulandığını görüyoruz. Tabii ki bu tedavinin sonuçları da düşündürücü. Zaten romanın asıl amacının bu olduğunu düşünüyorum. Romanda bize bütün olanları romanın ana kahramanı Alex anlatıyor. Özellikle ilk başlarda Alex ve arkadaşlarının yaptığı şeyler sizi gerçekten rahatsız edicek düzeyde. Tüm bunlara Beethoven'ın, Mozart'ın müziği eşlik ediyor. Ayrıca kitap ünlü yönetmen Stanley Kubrick tarafından 1971'de filme de çekilmiş. Yazarın, Anthony Burgess'in hayatı da oldukça ilginç. 1959 yılında Burgess'a tedavisi olmayan bir beyin tümörü tanısı konmuş ve bir yıldan az ömür biçilmiş. Karısı Lynne' in geçimini sağlamaya kararlı olan Burgess öfkeyle masaya oturup 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğunu öğrenmiş. Ne var ki kendisi artık tanınan bir yazar olmuş oluyor. Keyifli okumalar.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·112 syf.··
2021 7. kitabı
1982 Nobel Edebiyat ödüllü Gabriel García Márquez tarafından yazılmış kitap. Kitap kafa karıştırıcı olabilecek, farklı bir şekilde yazılmış ancak dikkatli bir şekilde okunursa anlatılanlar hemen kavranabiliniyor hatta kitap akıcı bir şekilde de okunabiliniyor. Bence bu da ne kadar ustaca yazıldığının kanıtlarından biri. Kitap, işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsünü anlatıyor. Daha ilk satırdan romanın kahramanının öldürüleceği belli. Belli ama kitap yine ilgi içinde, merakla okunabiliyor. Bu kitabı okurken yalnızca cinayetin nasıl işlendiğini yakından takip etmiyor ayrıca halkın davranış biçimlerini, bu olay karşısındaki vurdumduymaz tutumunu da görüyoruz. Sürükleyici bir şekilde okunan, ilginç, güzel bir romandı. Son olarak kitapta geçen şu kısmı sizinle paylaşmak isterim: Santiago Nasar'ın kaderinin acımasızlığını düşünüyordum: 20 yıllık mutlu yaşamını yalnızca canını alarak sona erdirmekle kalmamış, aynı zamanda bedenini paramparça ederek ortalığa dağıtıp yok etmişti. Keyifli okumalar.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bir insanı deli diye nasıl adlandırırız? Deli olarak adlandırdığımız kişinin deli olduğundan bu kadar emin olabilir miyiz? Acıyı görmezden gelebilir miyiz? Başkasının acılarını görmezden gelmek bu kadar kolay mı? Altıncı Koğuş, okuyucunun bu gibi soruları kendisine sormasını sağlıyor. Sade ve akıcı bir dile sahip, hızlı okunabilen bir kitap. Ayrıca değindiği felsefi sorular ile okuyucuya tatmin edici, güzel bir okuma deneyimi sağlıyor. Kitabı okurken kendimi Altıncı Koğuş'ta tutsak hissettim. Rivayete göre Lenin de yapıtı okuduktan sonra böyle söylemiş. Gerçekten bir insanı deli olarak adlandırmak bu kadar kolay mı? Nasıl olsa hepimiz ölücez, her şeyin sonu aynı diyip çevremizdekilerin sorunlarını, acılarını görmezden gelmek bence hem çok kötü hem de çok zor. Her olay karşısında bu tutumu göstermek, empati yapmamak zor olsa gerek. Doktor Andrey ile Gromov arasında geçen, güzel konulara değinen tartışmalar hoşuma gitti. Etkileyici bir kitaptı.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 23:53
!! Spoiler İçerir !! Kitap çok güzeldi, her an kendimi Martin ile birlikte hissettim. Yazıları basıldıktan sonra insanların onu kabul etmesiyle birlikte kendine sürekli sorduğu soru karşısında yaşadığı çaresizliği, çıkmazı acı bir şekilde hissettim. Onun azmi, mücadelesi, sabrı, yaşamı beni çok etkiledi. Ayrıca Martin Eden en sevdiğim kitap karakteri oldu. En sevdiğim karakter oldu ama bir o kadar da Martin ve yaşadığı hayal kırıklığı için üzüntü duydum ve bu üzüntü de beni huzursuz etti. Güzelliği, güzellik için seven, güzelliğe tapan, müthiş hayal gücü sayesinde hayatın güzelliğini farklı boyutta yaşayan adamın hayata doyması, hayattan bir beklentisinin kalmaması beni sarstı. Martin Eden hiç hoşnut duymadığı, aklının ve mantığının almadıkları yüzünden tükendi. Sormak istediğim ve cevabınızı merak ettiğim bir soru var: Siz Martin yerinde olsaydınız Brisseden'in şiirini dergilere gönderir miydiniz? Yazdığı şiirin dünyanın en iyi şiiri olduğunu düşündüğünüz halde. Son olarak kitabı Levent Cinemre'nin çevirisi ile birlikte İş Bankası Kültür Yayınları'nın baskısından okudum. Levent Cinemre'nin de dediği gibi kitapta yer verdiği notlar okuma deneyimimi zenginleştirdi ve çok şey öğretti. Yazacak, söylenecek çok şey var ama bir dostumu kaybetmiş gibi hissediyorum.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma