Felaket senelerimde beni o kadar sıkıntım içinde rahatsız etmemek dirayetini gösterenler şimdi bana hısım akraba sevgisi ve dostluk gibi yüksek insanî meziyetlerin bende de bol bol mevcut olduğunu ispat edebilmem için lazım gelen fırsatı vermekte birbirleri ile adeta göz açtırmayacak şekilde yarışa girmişlerdi.
Bütün bu hadiseleri öğrendiğim zaman ister istemez kızımın yukarda bahsettiğim sözünü hatırladım. O bana, evimizin bir zamanlardaki curcunası içinde hayatımızı anlatmağa çalışırken, "Biz kabahati üzerine yüklenen insanlarız" demişti. Zannediyorum ki bütün bu hadisede tek anahtar bu cümledir.