"Kağanın eşine hatun denirdi. Hatun, toy ya da keneş adı verilen devlet meclislerine katılabilirdi. Kağanın başkentte olmadığı zamanlarda vekaletten yerine bakardı. Ayrıca resmi yazışmaları eşiyle birlikte imzalar, yine yabancı devlet elçilerini karşılarken eşinin yanın da bulunurdu"
Son paragrafta kitabı ne de güzel özetledi doktor;
"Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana? Söyle. Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler"