Son paragrafta kitabı ne de güzel özetledi doktor;
"Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana? Söyle. Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler"
Bir arayış içinde olmak ve kendinizi bulmak kolay mıdır? Hiç sanmıyorum. Atılan her adımda, karşınıza çıkan her yeni olay örgüsün de verilen tepkiler, hissedilen duygular, ve hatta yaşanılan anılar ile insan kendi doğasını bulup kabullenebilir mi? Kitapta ise Athena karakterinin kendini bulmak için çıktığı yollarda yaşadığı serüveni tüm doğallığı ve akıcılığıyla ele almıştır.
"İnsan kendi felaketini seçemez. Kendi felaketine aktif katılım içinde olabilir ama yine de onu seçemez" diye bir söz vardır. Jean-Baptiste Grenouille kendi felaketini, eşsiz koku özelliği sayesinde; bile isteye mi getirmişti yoksa arzularına, isteklerine esir olduğu için mi felakete sürüklenmişti?
2.Dünya savaşı sırasında Hiroşima'ya atılan nükleer bomba sonucunda Japonya'da bir çok insan hayatını kaybetti. Bu gelmiş geçmiş dünyanın en büyük nükler saldırılarından biriydi ve Japonya'ya büyük bir felaket getirmişti. Bu felaketi yaşayıp gözler önüne seren Inhiro'nun canı pahasına çırpınışlarına, çabalarına şahit olacağımız hüzün dolu bir hikaye...
Kaç gencimiz ailesinin eğitim baskısı yüzünden aklından evden kaçma, intihar etme düşüncesi geçmedi ki?
Kaç gencimiz ailesi yüzünden, çevresi yüzünden stres altında hissederek sınav soruları çözemedi ki?
Kaç gencimiz sınavda ki başarısızlığı yüzünden ailesinden akrabalarından, çevresinden sitemler veya nasihatler dinlemedi ki?
Bir gençlik romanı olan bu kitap, Üzüm adında bir kızın eğitim hayatındaki aileden ileri gelen baskıyı ele alıyor...