Epikuros ne doğal, ne zorunlu olan hazlar için ise insanın siyasi ihtiraslarını tatmin eden, yönetimde görev almaktan, egemen olmaktan duyduğu bazları sokar. Bundan Epikuros'un siyasal kurumlan ne doğal, ne de zorunlu şeyler olarak gördüğü sonucunu çıkarabiliriz.
Kiniklerin, uygarlığın her türlü ürününü değersiz bularak reddettiklerini daha önce belirtmiştik. Bu ürünler içinde, onlara göre, özel mülkiyet, evlilik, aile, kölelik ve din vardır. İşte devlet ve yönetim de. Kiniklere göre, uygarlığın sonucu olan yapay ve insan doğasına aykırı kurumlardandır, insanın diğer şeyler yanında, eğer mutlu olmak istiyorsa, devletten de kaçması gerekir.
Sofistler bu filozoflardandır. Onların yaptığı temel ayrımlardan biri 'doğa-yasa' ve 'doğal olan-yasal olan' ayrımıdır. Sofistler genel olarak doğal olanı insanın özüne uygun, dolayısıyla doğru ve iyi olarak kabul ederler. Yasal olan ise onlara göre insanın özüne aykırı, yalnızca toplumun ve uylaşımın (convention) sonuçlan olan şeydir ve dolayısı ile yapay ve kötüdür.
Bazı düşünürler insanların devlet olmadan da adil ve uyumlu, barışçıl bir düzen içinde yaşayabilecekleri, insanların üstünde bir devlet sisteminin kurulmasının onlara zarar verdiği ve kötülük ettiği kanısındadırlar.(sofistler)