Duygusal zekayı her zamankinden de önemli kılan bir gerçeklik daha vardır: Kuruluşlar küçülme akımlarına kapılarak birbiri ardından ufalırken, geride kalan kişilerin yükümlülüğü -ve görünürlülüğü -artar. Orta düzeyde bir eleman daha önce aşırı öfkesini ya da çekingenliğini kolayca saklayabilirken, duygularını idare etme, karşılaşılan durumlarla başa çıkma, ekip çalışması ve liderlik gibi yeterlilikler eskiye oranla daha fazla göze çarpmaya -ve önem kazanmaya- başlar.