Dilya Kucuksahin

Dilya Kucuksahin
@Dilicka
İnsanları değil, fikirleri takip ederim.
Reklam

Semih Doğan

@muaddib
·
Hayat, doğduğumuz gün başlayıp öldüğümüz gün sonlanan amansız bir yolculuktur. Aynı zamanda hayat, doğduğumuz gün başlayıp öldüğümüz gün sonlanan amansız bir arayıştır da. Kimileri bu yolculuk esnasında sürekli arar durur; kimileri ise hiçbir zaman aramaya tenezzül etmez. Kimileri yorulur yarı yolda bırakır; kimileri asla yorulmaz, yılmadan aramaya devam eder. Kimileri başkalarından duyduklarına kayıtsız şartsız inanır; kimileri ise inanmak için somut bir şeyler arar durur. Fakat hepimiz, nefes aldığımız o ilk saniyeden nefesimizin çıkacağı son saniyeye kadar amansız bir arayış içerisinde savrulur dururuz. Hermann Hesse bu romanında, Siddhartha isimli kahramanın arayış ve hayatı anlayış öyküsünü anlatıyor. Siddhartha'ya göre, huzura kavuşmak, ermek ya da kitaptaki tabiri ile Nirvana'ya ulaşmak için herkesin farklı bir yolu olmalıdır. Ancak herkes kendi yolundan giderse huzura erebilir. Daha önceki kişilerin yolundan gitmek, bilge kişilerden bir şeyler öğrenmeye çalışmak, ezbere metotlarla huzuru aramak doğru bir yöntem değildir. Siddhartha'nın felsefesine göre, “Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir.”(Sayfa 99) Siddhartha'nın hedefi ise şudur: "Arınmış olmak; susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. Ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. Beden tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık Ben olmayan öz, o büyük giz." (Sayfa 24) Peki Siddhartha hedefine nasıl varacaktır? Hakikati nerede ve nasıl arayacaktır? Siddhartha'ya göre, bilgi ve bilgelik birbirinden farklı
Ne var ki Babamla arama giren şey sadece zaman ve mesafe değil. Kendi içinde bir değişim. Ben onun yetiştirdiği çocuk değilim ama o, bu çocuğu yetiştiren baba.
Sayfa 356 - Domingo·Kitabı okudu
Bugüne ait, koruluğu unutmamı sağlayabilecek fotoğraflarımız oldu, yazmıştım günlüğüme. Babamla mutlu fotoğrafımız var. Böyle bir şeyin mümkün olduğunu gösteren bir kanıt.
Sayfa 328 - Domingo·Kitabı okudu

Nagiyevski

@Nagimu
·
Temel içgüdünün yaralanması, tutsaklığın sonuçları
“Bir hayvan kafese konulduğunda uyku, eş seçimi, yumurtlama, çiftleşme, ana babalık gibi doğal döngüleri olumsuz etkilenir. Doğal döngüler yitirildikçe, bunu boşluk takip eder. Boşluk, Budistlerin kutsal boşluk kavramı gibi tam bir boşluk değildir, daha çok penceresi olmayan, sımsıkı kapalı bir kutunun içinde olmayı andırır. Bu yüzden, kadınlar kuru ve yaşlı kadının hanesine girdiklerinde, kararsızlık, miasma, can sıkıntısı, basit depresyonlar ve hayvanların tutsak alındıklarında maruz kaldıkları, darbelerle serseme çevrildiklerinde gösterdikleri belirtilere benzeyen ani kaygı durumları yaşarlar. Çok fazla evcilleşme; sonuçta, oyun oynama, ilişki kurma, başa çıkma, gezinme, bir araya gelme ve bunun gibi unsurlara yönelik güçlü ve temel itkileri yok eder.” “... Aşırı evcilleşmiş dans etmenin hayati özünü yasaklamak gibidir. Uygun ve sağlıklı halinde başı benlik halim selim ya da amaçsız değildir. Tetik dedir ve verili herhangi bir harekete ya da devinime karşı duyarlıdır. Tüm koşullar için mutlak olan ve yinelenen Bir örüntüye kilitlenmez. Yaratıcı seçim gücü vardır. İçgüdüsü zedelenmiş kadının seçim gücü yoktur. Olduğu yere saplanıp kalır.”
Sayfa 258 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Reklam