Muazzez kaya

Muazzez kaya
@Diljinim
antrenör
Lisans
20 Mayıs 1992
54 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Bir veda havası bu tüm duygularından ve insanlardan gitme çabasıdır bu
Vakit tamam! .. seni terk ediyorum. O bütün alışkanlıklardan Ve bütün sıradanlıklardan öteye, Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doyamadım inan, Kanamadım sevgiye... Korkulu geceleri sayar gibi, Deprem gecesinde bir yıldız, Birdenbire kayar gibi; Ellerim kurtulacak ellerinden, Bir kuru dal, ağacından Çatırdayıp kopar gibi... Aşksa bitti... Gülse, hiç dermedik. Bul kendini kuytularda, hadi dal! Seninle bir bütün olabilirdik... Hoşça kal gözümün nuru, Hoşça kal... Vakit tamam! .. seni terk ediyorum. Bu, kırık ve incecik Bir veda havasıdır. Tutuşan ellerimden Parmak uçlarına değen sıcaklık, İncinen bir hayatın yarasıdır... Kalacak tüm izlerin hayatımda. Gözümden bir damla yaş,
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin, bilmem ki nesin? Ne çok cığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Hiç kimse misin, bilmem ki nesin? Uykum arasında cağırdığım Çocukluk sesinle ağlayarak Sen benim hiçbir şeyimsin
Şiir
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun! Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun. Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun. Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın. Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun. Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun. Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun. Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun! Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun. Burada güzel çaylar var. Bu ar alar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun. Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun. Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.
Şiir
Sımsıcak konuşurdun konuşunca Irmak gibi rüzgar gibi konuşurdun Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki Çiğdemler güller mor menekşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hala koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu Bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya Dağlar yarılır ırmaklar kururdu Bulutlar çökerdi yüreğime Hala koynumda resmin Dün akşam olur elinde kitaplar Ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin Bir kez bile unutmadın merhaba demeyi Ve en yanık Türküleri nasıl da söylerdin Dostun vurulduğu gün Hala koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp Çiçekler topladık mezarlar için Belki…
Şiir
de ki dünya ve dağlarına bu kadar üzgün davranan dünya madem bu yağmur bu çamuru anlamıyor artık sen dönerken ben bu kahrı bir ağız tadı olarak öneriyorum hayata işte derler ki ruhunda kocaman şüphe kalbinde kara bir lekeyle doğarmış insan insan yani biri diğerini kör kuyularda merdivensiz bırakan aslında giderim giderim bu dağ bana büyük şu oda bana geniş bu ev bana dar dediğim zaman hiç işe yaramayan o çarşamba simsiyah bir kadın bütün çirkin sularımı içen o ağızla kaldım hayatta dünya biraz da kaldığım hayattan yazıyorum bu mektubu sana çünkü sen ve hayat yarısı gelinen yarısı kalınan bir yermiş bunu asla unutma de ki dünya geldiğim ya da kaldığım beni tamam eden her neyse onun adına sana gelmiştim hayatta kaldım yanlışlıkla hayatta ki istesem karmakarışık yağmur da diyebilirdim buna kalbimde en güzel kara leke başını ve sonunu unuttuğum o uzun cümle şehirleri anladım ama anlamadım bu kadar köyü neden gezdirdin yanında bak benim kırk kere fotoğrafım da var kalbimle yan yana
Şiir