Muazzez kaya

Muazzez kaya
@Diljinim
antrenör
Lisans
20 Mayıs 1992
54 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
YALNIZLIK Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin. Su olsan kimse içmez, Ölür de susundan Yol olsan kimse geçmez, Sarp kayalara uğratır da yolunu Elin adamı ne anlar senden? Çıkarsın bir dağ başına, Bir ağaç bulursun Tellersin pullarsın Gelin eylersin. Bir de bulutları görürsün,bir de bulutları görürsün Bir de bulutları görürsün Köpürmüş gelen bulutları Başka ne gelir elden? Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı!
Şiir
Reklam
xwedê û wext xelet hatiye xetimkirin naqosên dêran ker. minare kin. doktrînên dekolte lixwekirî evdal… sarincên ji baranên derengmayî, derengbarî hatibû damezrandin, bi derbeke neşterê ya dirinde, şolî bûne barûyên ji evînên nukleerî, di serdabên ji krîstalên rokoko hatibûn kemilandin qîtik qîtikî bûne, ji xewnên bêxwedî xeyîdîme, pekiyame û hatime janya, ji nalînên min re vokalîstiyê bike ji qevmê pezkoviyan re xew heram e peykerekî: antîk, derîzî û mîtolojîk im, nêm ji min dihere, li ezmanê hundirê min, qaqlîbaz firînên kamîkazeyî li dar dixin, kovanên genimî, li ber aşên êşan, kêliyekê jî aş nabin, aj nabin, hûr dibin û hey hûr dibin, ji elfabêtan tîpek kêm dibe ku dimirim, w… ey waweylê janya, kezeba min dike di devê min re derkeve ji qehra… çiqas êvarên şînboz bihurîn û çûn ji keştiya xeyalan çirûskeke serzer peya nebû, li peravên hestên min ên hestî û çermmayî, pêxemberekî sexte di nav kirasê xwe yê gewrîboz de, bi derewan be jî dest dirêjî min nekir, min venexwend cemeata xwe, ferîşteyeke fahîşe sing venekir, maran jî ez ji kom û refên xwe aferoz dikirim, bi qasî yez- danekî bêqûl tenê dimam, mezhebên şêx û mirîdên wê ez, min diafirand di çarmixan de, min her çavê xwe li destmal- ka bixwîn, ya destê weronîkayê digerand, bi îskeîskeke zen- garî, mîna guran tim dizûrriyam, hosteyê dînîtiyê mam, goştê hov ji te re ricifeke ruh divê, nêrîneke şêtiya şûran divê, ez heta qirikê binicihê tirbê
Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin, bilmem ki nesin? Ne çok cığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Hiç kimse misin, bilmem ki nesin? Uykum arasında cağırdığım Çocukluk sesinle ağlayarak Sen benim hiçbir şeyimsin
Şiir
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun! Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun. Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun. Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın. Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun. Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun. Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun. Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun! Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun. Burada güzel çaylar var. Bu ar alar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun. Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun. Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.
Şiir
Sımsıcak konuşurdun konuşunca Irmak gibi rüzgar gibi konuşurdun Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki Çiğdemler güller mor menekşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hala koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu Bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya Dağlar yarılır ırmaklar kururdu Bulutlar çökerdi yüreğime Hala koynumda resmin Dün akşam olur elinde kitaplar Ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin Bir kez bile unutmadın merhaba demeyi Ve en yanık Türküleri nasıl da söylerdin Dostun vurulduğu gün Hala koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp Çiçekler topladık mezarlar için Belki…
Şiir
Reklam