Hayat, geçip gitmiş ve izleri silinmiş bir mazi mi? Yoksa maziye yapışarak kaçan bir şimdi mi? Ya da ancak geçtiği ve şimdi yahut mazi olduğu zaman bir anlamı olan bir gelecek mi?
"güzel kokulu bitkiler arasında şansım ne az, çiçekler içinde mevkim ne kadar düşük! Tabiat beni küçük, hakir bir biçimde var kılmış; yere yapışık olarak yaşıyor, boyumu göğün maviliğini doğru uzatamıyor ya da yüzümü güllerin yaptığı gibi güneşe doğru çeviremiyorum!"dedi.
Sanki aramızdaki uzaklık zamandan yapılma: geri alınamaz bir nitelik. Artık yiten bir çizgiyle önümüzde koşamayan zaman şimdi bizi birbirimize bağlayan bir ip gibi aramızda paralel gidiyor, uzaklığımız aradaki boşluk değil de ipin iki kat artışı oluyor.