Her erkek başlangıçta neşelidir, güven doludur, benim onlardan hoşlanmam kendilerine olan güvenlerini daha da arttırıp tazeler onları. Bana sezdirmemeye çalışırlar, ama bana sahip olduklarını düşünürler. Sonra, ağır ağır bana sahip olamadıklarını ve hiç sahip olamayacaklarını anlamaya başlarlar. Bu,onları dehşete düşürür, bir çocuk gibi korkup paniklerler, güvenlerini kaybederler, güvenlerini kaybettikçe aşkları artar, daha da tutkuyla sarılmaya çalışırlar bana.
Bir erkek benim için acı çekmeye başlarsa onu hemen bırakırım, bir daha da aramam. Benim için çekilen acı bana sıkıntı verir, erkeğin acısı içinde boğulup yok olduğumu hissederim, kurtulmak için hemen kaçarım.
Evden çıkarken tedirgin olduğum sabahlar vardır, bir türlü anlayamam nedenini, yol boyu bu tedirginlikle, bunun ne olduğunu anlamaya çalışır, sonra birden o sabah ruj sürmeden evden çıktığımı hatırlar, tedirginliğimin buradan kaynaklandığını anlar, ruj sürüp rahatlarım.