Emrah Altun

Emrah Altun
@Diogenaus
Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için. Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz. instagram.com/altunemo
Okur Yazar
Stockholm
36 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Serdar Aydın
Yarım kalmış acılar denizi pencereme konardı geceyle, savrulurdum. Gözyaşı kokusuyla dolu bir kuğu, zamanın sonuna kalkan, sürgünümdü; göz mavisi duman, Boz bulanık bir gündü. Yağmur zaman zaman yağıyor, rüzgarın uğultusu hiç dinmiyordu. O gün, Şair Kaan İnce’nin anısına bir toplantı düzenleneceğini biliyordum. Yanımdaki Mahzun arkadaşımla toplantının yapılacağı salona ulaşmıştık. İçerisi kısmen doluydu. Benim gibi Kaan’ı şiirlerinden bilen konuklar, sanırım çoğunluktaydı. Toplantıyı düzenleyenler, sonradan öğreneceğim üzere, Kaan’ın arkadaşlarıydı. Konuşmalar yapıldı. Bir şairin, intihar eden bir şairin ardından birçok söz söylendi… Bozkırın kasveti daha da artmış, yağmurun çiselemesi ve rüzgarın uğultusu birbirine karışmıştı. sessizliğim. Aktım ölü denizkızıyla gökkuşağı saklı mektubun içine, pulumuz rüzgar oldu, postacımız güvercin. O toplantıda ilk kez gördüğüm Kaan’ın arkadaşlarından kimilerinin hayatıma ekleneceğini ve kadim dostlarıma dönüşeceğini, elbet ki bilemezdim. Ancak hayat bu eklemlenmeyi zaman içerisinde gerçekleştirdi. Tanışmanın ardından, yine kasvetli ve yağmurlu bir akşamüzeri ilk toplantıya katıldım. Küçücük bir han odasının içerisinde Nizam Hocayla, Bahar’la, Ülkü’yle, Gökhan’la, Ali Burak’la, Ercüment’le ve İzlek Dergisinin çekirdeğini oluşturan ilk kadroyla tanıştım. Acemi bir tanışmaydı. Ercüment Özdemir, Kaan’ın mahalleden arkadaşıydı. Nizamettin Uğur, ki sonrasında biz hep Nizam Hoca dedik kendisine, Kaan’ın ilk şiirlerini okuyan ve onu şiir denemeleri yapması, yeni şiirler yazması için yönlendiren dershane öğretmeniydi. Kızılay’ın ortasındaki o han odasında bir araya gelen bu insanların hepsi, ortak bir düşü gerçekleştiriyorlardı. Bu düş, Kaan’ın da isteği olan bir dergi, edebiyat
Teknoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben geldim , Garip gelecek ama gerçekten işten güçten sayfayı unutmuşum! Bu arada sayfanın telefon uygulaması neden yok? Olsa iyi olmaz mı sizce de ?
Teknoloji
Bir şaman öğretisi şöyle der : " Doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz... Nehirler kendi suyunu içemez... Ağaçlar kendi meyvelerini yiyemez... Güneş kendisi için ısıtmaz... Ay kendisi için parlamaz... Çiçekler kendileri için kokmaz... Toprak kendisi için doğurmaz... Rüzgar kendisi için esmez... Bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz. Doğanın anayasasında ilk madde şudur... Her şey birbiri için yaşar.. Birbiri için yaşamak, doğanın kanunudur.. Eski çağlardan süre gelen bir anlayıştı bu.. Bütünlüğü anlatırdı.. Özü iki cümleydi.. “ Ben biz olduğumuz zaman Ben olurum.” “ Ben, ben olduğum için sen, sensin.
Her an ölümle yüz yüze kalabilirim. Ama yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmem gerekmez.