Henüz yarı çocukken ciddi bir tutkuyla yanıp tutuşarak ilk kez bir kadın sevgisiyle tanıştığımı anımsayınca, yaşanmış hazları, ağlamakla geçirilmiş geceleri, ateşler içinde kavrularak, intihar düşünceleriyle kesintiye uğrayan, ama yine de mutluluk ve pervasızlık taşan yaşam planları tasarlamamı, Elise ismini yatakta yüz kez kendi kendime fısıldamamı, bahçede terennüm etme, ormanda avazım çıktığı kadar bağırma çılgınlığını, bütün bunları düşündüm mü mahzun mahzun gülmeden duramıyorum ve Elise’ye karşı duyduğum bu nazlı eğilimi sevgi diye nitelemek elimden gelmiyor.