YouTube kitap kanalımda Fareler ve İnsanlar kitabını çizimlerimle birlikte yorumladım : ytbe.one/HHo8Z-JgYzU
Hepimiz hayalleri olan varlıklarız. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde yorulmadan hayaller kurmaya devam ederiz. Fakat zaten hayalin kelime anlamına baktığımızda da: "Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey." olarak bir açıklama görürüz. Biz canlı varlıklar, gerçekleşmesini özlediğimiz şeylerin hayalini kurarız.
1759 tarihinde doğmuş olan Robert Burns adlı İskoç şair "İnsanlarla fareler hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler." temasıyla "To a Mouse" adında bir şiir kaleme almış. Şimdi bu cümleden yola çıkarak ilk olarak 1937 tarihinde yayınlanan Fareler ve İnsanlar kitabına yaklaşık olarak 150 yıllık bir köprü kurmayı amaçladım.
Farelerin hayali peynirdir, insanların hayali ise paradır. Kadınların hayali ise -en azından Amerikalı olanların- Hollywood'da bulunup sahne alabilmektir. Bu hayal edilen şeyler ise her zaman bir hayal döngüsünde kalır aslında. Fare peyniri bulunca daha çok peynir ister, insan da parayı bulunca daha çok para ister. Hatta bu duruma Amerikalıların bulduğu bir kelime bile var... Amerikan rüyası adında. Bu kitap da aslında tam olarak gayet yerinde bir Amerikan rüyası eleştirisidir. Ne fareler peynire ulaşabiliyor, ne de insanlar arzuladıkları paraya ulaşabiliyor...
Kitapta fiziksel ve zihinsel özellikleriyle birbirine tam olarak zıt olan iki başrol kişi söz konusu. Bunlardan George adında olan mantığı, zekayı, zihinsel gücü, parayı, totaliterliği ve salt maddiyatı temsil ediyorken Lennie adında olan karakter ise duygusallığı, fiziksel gücü, sevgiyi, boyun eğmeyi ve salt maneviyatı temsil etmekte. Fiziksel olarak da George zayıf olan taraf, Lennie ise şişman olan taraf. Şimdi bu sıkıcı içerik
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YouTube kitap kanalımda Fareler ve İnsanlar kitabını çizimlerimle birlikte yorumladım : ytbe.one/HHo8Z-JgYzU
Hepimiz hayalleri olan varlıklarız. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde yorulmadan hayaller kurmaya devam ederiz. Fakat zaten hayalin kelime anlamına baktığımızda da: "Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey." olarak bir açıklama görürüz. Biz canlı varlıklar, gerçekleşmesini özlediğimiz şeylerin hayalini kurarız.
1759 tarihinde doğmuş olan Robert Burns adlı İskoç şair "İnsanlarla fareler hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler." temasıyla "To a Mouse" adında bir şiir kaleme almış. Şimdi bu cümleden yola çıkarak ilk olarak 1937 tarihinde yayınlanan Fareler ve İnsanlar kitabına yaklaşık olarak 150 yıllık bir köprü kurmayı amaçladım.
Farelerin hayali peynirdir, insanların hayali ise paradır. Kadınların hayali ise -en azından Amerikalı olanların- Hollywood'da bulunup sahne alabilmektir. Bu hayal edilen şeyler ise her zaman bir hayal döngüsünde kalır aslında. Fare peyniri bulunca daha çok peynir ister, insan da parayı bulunca daha çok para ister. Hatta bu duruma Amerikalıların bulduğu bir kelime bile var... Amerikan rüyası adında. Bu kitap da aslında tam olarak gayet yerinde bir Amerikan rüyası eleştirisidir. Ne fareler peynire ulaşabiliyor, ne de insanlar arzuladıkları paraya ulaşabiliyor...
Kitapta fiziksel ve zihinsel özellikleriyle birbirine tam olarak zıt olan iki başrol kişi söz konusu. Bunlardan George adında olan mantığı, zekayı, zihinsel gücü, parayı, totaliterliği ve salt maddiyatı temsil ediyorken Lennie adında olan karakter ise duygusallığı, fiziksel gücü, sevgiyi, boyun eğmeyi ve salt maneviyatı temsil etmekte. Fiziksel olarak da George zayıf olan taraf, Lennie ise şişman olan taraf. Şimdi bu sıkıcı içerik
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/Cxs7qheNCaj
Bir ömür gerçekten de İlber Ortaylı'nın tavsiye ettiği gibi mi yaşanır?
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun ve daha gerçekçi kitaplar önerdim. O yüzden yeni kitap önerisi alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz.
İlber Ortaylı, yani İlber Hoca, şüphesiz ki yaşayan en büyük değerlerimizden bir tanesi. Kültürel konulardaki geniş bilgisiyle ve kendisinin de bu kitabında tanımladığı entelektüel karakteriyle ülkemiz için gerçekten özgün bir karakter. Fakat ne yazık ki, bu kitabında pek çok önemli detayı göz ardı ettiğini düşünüyorum.
En başta söylemem gereken şey, bu kitapta yazan çoğu şeyin gerçekte bir karşılığının olmaması. Türkiye'nin güncel siyasi zihniyetini ve ekonomik durumunu göz ardı ederek yazılan bu tür eserleri -kim yazmış olursa olsun- gerçekçi bulamıyorum. Mesela İlber Hoca'nın yazdığı cümlelerin bazılarını inceleyelim.
Kitabın henüz girişinde, yani 21. sayfasında, gençlere üniversiteyi İsrail'de okumalarını öneriyor. 18-22 yaş arasındaki gençler ise daha ülkemizde bile yurt bulamayıp maddi yetersizliklerden dolayı barınma sorunu yaşıyorken, şu an hangi gencimiz gönlünün istediği ülkede üniversite okuma ayrıcalığına erişebilir?
Kitabın 29. sayfasında "Kendi yolunuzu kendiniz çizmeye çalışın" diyor ve aslında bu kitaba hakim olan anlayışın da bu olduğunu görüyoruz. Ama maalesef herkes kendi yolunu kendisi çizecek kadar şanslı ya da yetenekli olmayabiliyor. Kitlelere sunduğumuz genelgeçer öneriler, her bir bireyin farklı bir insan olması nedeniyle geçersiz olabiliyor.
Bu yüzden İlber Hoca'nın bu kitapta, mevcut siyasi zihniyeti ve sosyoekonomik sebepleri dışlayarak herkese uyması imkansız ve