"Ancak Tanrı, hikmetinden sual olunmaz, erişilmez bilgeliğiyle bekliyor hiç bir şey yapmıyordu."
Kitabı özetleyen cümle olabilir. Küçücük bir çocuk savaş ve savaş sırasındaki tüm zalimlikleri görüp birçoğuna maruz kalırken türlü dualar ediyor, yöntemler deniyor, yine de hiç bir şey olmuyordu. Hani sürekli 2020 üzerine espriler yapıyor ve zor bir yıl olduğundan bahsediyoruz ya, emin olun insanlık tarihi çok vahim olaylarla dolu ve bizim gördüğümüz tırnağı bile değil o tarihin. Döneminde ciddi eleştirilere hatta yasaklamalara maruz kalan Boyalı Kuş ilk bakışta bir otobiyografi gibi gelse de kitaptan on yıl sonra yayınlandığı ek metinde öyle olmadığını söylüyor yazar. Hayatları epey benzerlik taşıyan küçük çocuğun dışında gelişen olaylar Avrupa'yı karalama olarak düşünülmüş ve ofisi basıldığında Kosinki kitabı kuzenim yazdı demek zorunda kalmıştır. Tam da bu yüzden adı boyalı kuş sanırım..
Kitabın adıyla ilgili yazar boyanıp kendi cinslerinin arasına salınan bir kuşun uğradığı saldırıdan esinlendiğini söylüyor. İnsanlığın temel problemi de bu değil mi? Her birimiz farklı farklı boyalarla yaşamaya çalışıyoruz ve her nedense o boyalar rahatsız ediyor, kin ve nefret yerleşiyor kalbimize. Her zaman da öteki dediğimiz boyalı kuşlar bulmuyor muyuz?
Bir çocuğun gözünden ciddi bir savaş, inanç ve insanlık sorgulaması okumak ve gerçeklerle yüzleşmek isteyene tavsiye edebilirim, ben çok etkilendim..
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Kitabı okurken gerçekten çok zorlandım ve bir kez daha anladım ben fantastik sevmiyorum. Felsefe tarafı dikkatimi çektiği için elime almıştım ama çok hızlı ilerleyen kurgu (bana hızlı geldi) bilmediğim onca kelime, vurgusu 'işte dünya bu oğlum' olan bu kitapta çok yorucu geldi. Evet biliyoruz dünya bu işte bilmezler bilmiş gibi yaparlar, öğrenmek istemezler, acıyı görmezden gelirler, böyle kuralı bu dünyanın.
Öte yandan fantastik, masal tadında bir tarih kitabı okumak, kimi zaman da gülümsemek isterseniz tam size göre bir kitap. Hem tarih hem fantastik sevmiyorum, gerçek ve ağır (yavaş) kurgulanmış eserleri daha çok tercih ediyorum. Osmanlı yeniçerilerini hiç merak etmedim desem yeridir. Kitabın satır aralarında yaptığı felsefik diyaloglar güzel, özellikle Mehdi mesajı çok güzel. Ve bu kadar usta bir kalemi olduğu için saygı duydum ihsan Oktay Anar'a..