Mr.Nobody

Dünya görüşü --- Dünya görüşü boyutu, dünya ve evrenin algılanma biçimiyle, nasıl bir evren varsayıldığı ile ilgilidir. Özgürlükçü çağdaş anlayış: Bir yüzyılı aşkın bilimsel çabaların sonucunda yavaş yavaş oluşmuş bu varsayıma göre, evren karmaşık, her yönü birbiriyle ilişkili mükemmel bir düzendir. Biz bu düzenin içinde ve onun bir parçasıyız. İnsanoğlu hem kendini hem de evreni incelemeli ve anlamalıdır. Geleneksel otoriter kültür: Evrenin ne olduğunu anlamaya insanoğlunun gücü yetmez; bilmemiz gerekenler, Kuran'da vardır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gerçekte birey, artan ve yoğunlaşan iletişim ilişkilerinin içinde, kendinden ve toplumdan gittikçe koparak uzaklaşır. Karmaşıklaşan, yoğunlaşan ilişkiler, kişinin yaşamında yer alan sıcak ve yakın dostluk ilişkilerini kaldırır, onun yerine geçici, biçimsel ve yüzeysel ilişkiler getirir. Eski küçük çevreleri içinde güvenebilecekleri, kendilerine yakın hissedip dertlerini paylaşabilecekleri dostlar bulan insanlar, karmaşık bir toplum içinde, sorunları dışarıya açıklamaktan kaçınır hale gelmişlerdir. Herkes kendi yalnızlığı içinde, bir başka yabancıyla sık görüşebilir. Günlük iletişimde görülen sayısal artış, kişiler arası ilişkilerdeki derinliği yüzeyselleştirmiş, sıcaklığı soğutmuş ve sürekliliği geçici yapmıştır. Çoğunlukla sanayileşmiş toplumlarda gözlenen alkolizm ve intihar yüzdelerinin artması, sanıyorum rastlantı değildir.
Kalkınmanın olabilmesi için, toplumdaki bireylerin, eğitimi ve refahı, gösterişli ve masraflı düğün göreneklerinden ve hiçbir şey yapmadan boş oturmaktan daha üstün tutmaları gerekir.
Haberde belirtildiğine göre, son zamanlarda evlerinden kaçan kadınlar ve ev kızları çoğalmış. Bunlar caddelerde başıboş dolaşırken İstanbul polisi tarafından "yakalanmakta"ymışlar... Ben böyle şeyleri okurken gözlerime inanamıyorum, bir kabusta binlerce yıl öncesinin bir köle toplumuna düşmüş gibi oluyorum. "Ev kızları" ne demektir? Uygar bir toplumsak kız ve erkek bütün gençlerimizin evi olması gerekmez mi? Yapılan ayrıma göre ev kızlarının karşıtı nedir? Yurdumuzda mağara kızları, dağ kızları, bayır kızları falan mı var? Sonra, kadınların kızların evden kaçması ve yakalanması nedir? Hayvanlar ve suçlu insanlar yakalanır. Mahpus ya da bağlı olmayan kişi de kaçmaz zaten, bir yerden bir yere gider. Dişi vatandaşlarımıza insanın biraz altında yaratıklar gözüyle baktığımız günlük konuşmalarımızdan da bellidir. Siz hiçbir erkeğin başkasının karısına kaçtığını duydunuz mu? Ama erkeklerimizin karıları başka erkeklere kaçarlar. Sahipli hayvana benzetiş, kimi zaman büsbütün açığa çıkar deyimlerimizde. Kocaya "verilen" kıza "başını bağladık" deriz. Yasak uygulamaların sorumluluğunu böylece bir erkeğe aktaran ana baba rahat bir nefes alırlar.
İster aile ilişkileri ister iş ilişkileri çerçevesinde olsun, uzun süre birlikte olan iki kişinin aralarında sürtüşme ve çatışmaların çıkması doğaldır. Doğal olmayan, bu çatışmaların ilişkiyi bozması ve yıpratmasıdır. Yıkıcı tartışma küçükten beri çevrede görerek öğrenegeldiğimiz ve çoğu kimselerde köklü bir alışkanlık halinde yerleşmiş bır davranış biçimidır. Aralarında çıkan sorunları, bireyler bu tür yaklaşımla ele aldıklarında, elde edilen sonuç genellikle olumsuzdur. Yapıcı tartışma ve iyi niyet, karşılıklı güven ve eşit söz hakkı ortamında gerçekleşebilir. Böyle bir ortam uzlaşmaya varabilmek için zorunlu, ne var ki yeterli değildir; yapıcı tartışma tutumunu uygulayabilmesi için, bireyin kendini bilinçli olarak eğitmesi gerekir.