Mr.Nobody

14. Yoksun bırakmak: Karşısındakine kızdığı ya da kırıldığı zaman bazı kimseler bu duygularını olduğu gibi belli edecek yerde, karşısındakinin ihtiyacı olan bir şeyi vermeyerek ondan öç almaya kalkarlar. Bu verilmeyen şey ilgi, sevgi, iyi yemek, neşe, cinsiyet, para olabilir. Bu davranış biçimi iki kişi arasındaki sorunu çözmek yerine, daha derin yaralar açar ve daha başka sorunlar ortaya çıkarır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
12. "Yaraya" dokunmak: Herkesin, psikolojik anlamda, son derece duyarlı olduğu, "yaralı" yerleri vardır. Buralara dokunduğunuz zaman karşınızdakiyle aranızdaki ilişkinin bozulma olasılığı yükselir. İnsanların duyarlı oldukları bu "yaralı" yerleri görünüşleriyle, zihinsel güç ve yetenekleriyle, geçmişte yapmış oldukları davranışlarıyla ya da kişiliklerinin belirli bir yanıyla ilgili olabilir. Kişinin bu noktalarını ancak ona yakın olan kimseler bilir. Bu yakın kimseler, kızgınlıklarını, kişiyi bu duyarlı noktalarından yakalayarak belirtiyor ve öç alıyorlarsa, bu hastalıklı bir ilişkidir ve sürekli hırpalanır.
5. Eleştirmek: Bizi sinirlendiren bir sorunu konuşacağımız yerde, kızgınlığımızı, karşımızdakı kişinin başka davranışlarını eleştirerek dile getiririz. Bu gibi durumlarda karşımızdaki bizim gerçekten neye kızdığımızı pek anlayamaz. Yalnız kendisini kırmak, hırpalamak istediğimizin farkındadır. Ortada bir düşmanlık duygusu vardır, ne var ki bu düşmanlığın nereden kaynaklandığı ise pek belirgin değildir. Örneğin bir yıl önce yapmış olduğu yüz kızartıcı hareketlerini karşımızdakine bir anda anımsatıverirız. Karşımızdaki böyle bir olayı hatırlatmamız için herhalde kendisine kızmış olmamız gerektiğini fark eder, ama neye kızdığımızı bilemez. Doğrudan kızgınlığımızı belirtecek yerde, karşımızdakını dolaylı eleştirmeye yöneldiğimiz zaman, bu tür bir davranış, sağlam temeller üzerine kurulmuş olsa bile, ilişkimizi içeriden kemiren bir kurt gibi zayıflatır ve çökertir.
Yakın ilişki kuran iki birey arasında çatışma çıkması doğaldır. Ne var ki bu çatışma yüzünden ilişkinin bozulması doğal değildir. İnsanlar aralarında çıkan duygusal sürtüşmeleri birbirlerini daha iyi anlayabilmek için bir araç olarak kullanıp dostluklarını pekiştirebilirler.
Kendine gittikçe yabancılaşan bir kadın ya da erkek bir süre sonra eşine de yabancılaşır. Bir kimse kişiliğinin önemli yanlarını bastırarak onları yoksayarsa kendi gerçekliğini yitirir ve onunla yakın bir ilişki kurma olanağı kalmaz. Yakın ilişkilerin, dostlukların doğabilmesi için kişilerin iç benlikleriyle kendilerini ortaya koyabilmeleri gerekir.