"Kendini tanıma niçin gerekli?" sorusu aklınıza gelmiş olabilir. Belki bu soru, "Kendini tanıyan kimsenin, kendini tanımayan birine göre ne gibi üstünlükleri vardır?" biçiminde sorulsa daha anlamlı olur. Kendini tanıyan kimse gerçek duygu ve düşüncelerinin farkındadır. Böyle biri, başarısından dolayı elini sıktığı kimsenin yüzüne gülümserken, gerçek duygusu kıskançlıksa bunu fark eder. Bu farkında oluş sayesinde, karşısındakini niçin kıskandığı üzerinde düşünebilir ve kendisiyle ilgili bazı özelliklerden haberdar olabilir. Örneğin karşısındakinin başarısını onun cesaretli girişiminde görebilir, ne var ki kendisi baskı altında büyümüş olduğu için böylesine cesaretli girişimler yapamaz. Dolayısıyla da girişim yaparak başarı kazananları kıskanır.
Kendini tanımayan bir kimseyse, gerçek duygularının farkında olamaz. Elini sıktığı kimsenin yüzüne gülümserken, içinde bir sıkıntı olduğunun belki farkına varabilir. Ancak içinde hissettiği bu duygunun gerçek içeriğini ve nereden kaynaklandığını bilemez. Böyle durumlarda, bu kimselerin kafaları karmakarışıktır ve genel bir huzursuzluk içindedirler. Herkese ve her şeye kızmaya, kavga çıkarmaya hazırdırlar. Kavga çıkardıkları kimselerse genellikle yakın aile çevresindekilerden oluşur. Böyle huzursuz günlerinde eşlerine, çocuklarına, ana-babalarına sürekli çatarlar
Kendini tanıyan kimse, dış dünyadakı olayların ve iç dünyasında oluşan yaşantıların çoğu kez farkındadır. Bu tür biri, çevresindeki kişilerin kendisini nasıl etkilediğinin farkında olduğu kadar, kendisinin çevresindekileri nasıl etkilediğini de bilir. Böylece kendi yaşamını yönetebilme olanağına kavuşmuş olur.
Kendini tanımayan biriyse, dış dünyadaki olayların kendisini nasıl etkilediğini bilemez. Çünkü kendi iç dünyasında olup bitenleri henüz tam algılayabılmış