Bir kimseyi iyi tanıyor ve söyleyeceği sözleri önceden yüzde yüz kestirebiliyorsanız, o kimsenin söylediklerine artık pek dikkat etmemeye başlarsınız. Çünkü söyledikleri bir tür "tepki" olmaktadır. Bu tür ilişkilerde, iletişim yavaş yavaş ortadan kalkar ve ilginç insan ilişkileri, yerini can sıkıntısına bırakır.
Sade bana değil, herkes birbirine, "Sen yoksun, insan olarak bir sıfır kadar bile değerin yok," demekten hoşlanıyor. Bayılıyorlar birbirlerini adam yerine koymamaya.
Kabullenme ve reddetme, kişinin o an içinde kurmaya çalıştığı ilişkinin benimsenip benimsenmediğine işaret eder. Umursamama, kişinin kendinin önemsenmediğini, değersiz olduğunu, yok olduğunu belirtir. Watzlawick ve arkadaşları, umursamamanın ilişki içinde en sağlıksız psikolojik durumu yarattığını öne sürerler. "Bir insana dünyanın en dayanılmaz işkencesini yapmak isterseniz, onu umursamama'nın baskın olduğu sosyal bir ortama koyun," önerisinde bulunurlar. Onlara göre, "En acı ve ızdırap verici bedensel işkence bile umursamamaya yeğlenir; çünkü bedensel işkenceyi yapan, işkence yaptığı kişinin varlığını kabul etmiş olmaktadır."
Watzlawick, Beavin ve Jackson, toplum içinde insan ilişkilerinin çoğunlukla "kabullenme", "reddetme" ya da "umursamama" türünden olabileceğini, sağlıklı bir toplum yaşamını sürdürebilmek için ağırlığın "kabullenme" yönünde olması gerektiğini ifade ederler. Toplumdaki ilişkiler genellikle "reddetme" yönündeyse, o toplumda cinayetler, kavgalar, sürtüşmeler çoğalır; genellikle "umursamama"nın ağır bastığı toplumlarda ise akıl hastalıklarında bir artma olur.
İlişki içinde olan kişiler, ilişkileri süresince, birbirlerini her üç türden tanımlama içine sokarlar: Karısıyla çoğunlukla kabullenme türünden bir tanımlama içinde olan koca, bazen reddetme ve ara sıra da umursamama davranışı içinde olabilir. Bir ilişkinin tümden kabullenici ya da reddedici olması gerçeğe uymaz. Kabullenme, reddetme ve umursamamanın frekansı, ilişkiye temel özelliğini kazandırır.
Watzlawick ve arkadaşlan (1967) kitaplarının büyük bir bölümünü, çocuklarda ve yetişkin lerde gözlenen çoğu ruhsal sorunların, sosyal ortamdaki etkileşimde bulunan reddetme ve umursamama davranışından geldiğini kanıtlamaya ayırmışlardır. Onlara göre, iletişimdeki "reddetme" davranışının yarattığı zarar, "umursamama"nın yarattığı kadar fazla değildir. Umursamama, psikolojik bakımdan en zehirli, en öldürücü ortamı yaratır.