Ama nedir seni bu kadar endişelendiren? Her şey bir gün yitip gidecek. Hepimiz hareket halinde yaşıyoruz. Etrafımızdaki şeylerin çoğu da bu hareket hali yüzünden bir gün yok olacak. Bunun çaresi yok. Yitip gideceği zaman geldiğinde yitip gidecek. Yitip gideceği zaman gelene dek de var olmayı sürdürecek...Kendimizi akışa bırakalım. Düşünmek çare değil.
Komiktir, duyduğum en telkin edici sözler şunlardı: “Neden cesur olmaya çalışıyorsun? Neden özgüvenli olmaya çalışıyorsun? Boş ver, istediğin şeyi hisset. Neşelenme!”
Hayat; iyileşmek ve kötüleşmek, sonra tekrar iyileşmek üzerine kurulu. O yüzden kötüleşmek de hayatın doğal bir parçası ve bununla baş etmeyi öğrenmeliyim.
Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim, hayatımın sonuna kadar kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendimin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir o kadar yol bulacağıma inanıyorum.
Aşırılıklar genellikle birbirleriyle bağlantılıdır. Örneğin kendini beğenmiş görünen insanlar, kendilerine saygı duymamaya daha yatkındır. Başkalarının kendilerini örnek almalarını isterler. Fakat kendine saygısı yüksek olan bir kişi, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne pek önem vermez.