Arada bir küçük küçük duygu dalgaları yüreğinin kıyısına vuruyordu. Öylesi anlarda gözlerini kapayıp yüreğini tamamıyla susturup dalganın geçmesini bekliyordu. Bunlar onun için akşamdan önce gelen karanlık anlardı. Dalga geçtikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden her zamanki sakn haline dönüyordu.
Siz pinball makinesinin başında tükenmeye devam ederken bir başkası Proust okuyor olabilir. Bir diğeri açık hava sinemasında kız arkadaşıyla İz Peşinde filmini izlerken arabasında onunla oynaşıyor olabilir. İşte bu adamlar belki de dönemlerinin dikkat çeken yazarları ya da mutlu kocaları olacak kişilerdir. Pinball makinesi sizi bir yere götürmez. Olsa olsa en fazla replay (yeniden oyna) ışığı yakar. Replay, replay, replay... Kim bilir, belki de pinball makinesinin asıl amacı sonsuzluğu göstermektir.