Büşra

Bu sadece okuma için değil, hayat için de geçerli. Yaşadıklarınızın size anlamlı gelmesi için biraz zihin gezinmesi şart. "Bunu yapamadığımızda," diyor Jonathan, "bir sürü başka şey de kaybolup gidiyor." Zihninizin gezinmesine ne kadar izin verirseniz, düzenli kişisel hedefler belirleme, yaratıcılık ve uzun vadeli, sabırlı kararlar verme konularında o kadar iyi olduğunuzu keşfetmiş Jonathan. Zihninizin sürüklenmesine izin verdiğinizde bunları daha iyi yapabiliyor ve yavaş, bilinçdışı bir şekilde hayatınıza anlam katabiliyorsunuz. İkincisi, zihniniz gezinirken yeni bağlantılar da kurmaya başlıyor — genellikle sorunlarınıza çözümler üreten bağlantılar. Nathan'ın söylediğine göre, “Ortada çözülmemiş mevzular olduğunda beyin işleri yoluna koymaya çalışıyor bence,” — tabii bunu yapacak alana sahip olduğu takdirde. Nathan meşhur bir örnek veriyor: 19. yüzyılda Fransız matematikçi Henri Poincaré en zorlu matematik problemlerinden biriyle boğuşuyormuş; uzun süre tüm dikkatini problemin ince ayrıntılarına vermiş ama bir sonuca ulaşamamış. Sonra bir gün, seyahate çıktığında otobüse binerken çözüm aklına gelivermiş. Ancak spot ışığını kapatıp zihninin kendi başına gezinmesine izin verdiğinde, parçaları bir araya getirip problemi çözebilmiş. Nitekim bilim ve mühendislik tarihine dönüp baktığınızda, pek çok önemli ilerlemenin odaklanma dönemlerinde değil, zihin gezinmesi esnasında kaydedildiğini görüyorsunuz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Roman okurken başka birinin kafasının içinde olma deneyimine gömülüyorsunuz. Sosyal bir ortamdaymış gibi yapıyorsunuz. Diğer insanların yaşadıkları deneyimleri derinlemesine, karmaşık bir şekilde tahayyül ediyorsunuz. O yüzden çok sayıda roman okuduğunuzda, kâğıt üstünde olmayan insanları da daha iyi anlayabilir hale geliyor olabilirsiniz, demiş Profesör Oatley. Kurgu, diğer insanlarla empati kurma yetinizi güçlendiren bir araç; empati yetiniz için bir tür spor salonu olabilir – ki empati de en zengin ve kıymetli olan biçimlerden biridir, diyor Jonathan. Kusurlu bir okuma değil bu. Okumak bu yüzden... Şu an zihninizin bir parça gezinmesine izin verirseniz, bu kitabı size anlamlı gelecek şekilde okuyabilirsiniz. Bir kitabı anlayabilmeniz için zihninizin yeterli gezinme alanına sahip olması şart.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Çok fazla kitap okuduğumda dönüştüğüm kişiyi seviyorum. Sosyal medyada çok fazla vakit geçirdiğimde dönüştüğüm kişiyi sevmiyorum.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Kitap mecrasının bize bağlı sözcüklerin ilettiği alanlardan önce söyledikleri şeyler var. Birincisi, hayatın karmaşık olduğunu; hayatı anlamak istiyorsak derin düşünmeye önemli bir zaman ayırmamız gerektiğini söylüyor. Yavaşlamamız gerektiğini. İkincisi, diğer kaygıları bir kenara bırakıp cümle cümle, sayfa sayfa dikkatinizi tek bir şeye vermenin kıymetli olduğunu söylüyor. Üçüncüsü, diğer insanların nasıl yaşadığı, zihinlerinin nasıl çalıştığı hakkında derinlemesine düşünmenin önemli olduğunu söylüyor. Sizin gibi onların da karmaşık iç dünyaları olduğunu.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Odaklanma becerimizi aramak için yapmamız gerekenler öğrenildikçe belirgin bir paradoks içinde yaşadığımızı fark ettim. Yapmamız gerekenlerin birçoğu o kadar bariz ve alelade şeyler ki: yavaşlamak, aynı anda tek bir iş yapmak, daha fazla uyumak. Bunların doğru olduğunu bir düzeyde hepimiz biliyoruz, ama tam tersi yönde hareket ediyoruz: daha çok hız, daha çok o işten bu işe geçmeler, daha az uyku.
Sayfa 82·Kitabı okudu