Gerek bedenin, gerek yüreğin yaşamı birtakım devinimlerden ortaya gelir. Bu devinimlerde herhangi bir aşırılık ya bir zevke ya bir acıya neden olur; ama zevk de acı da ruhun bir ateşidir ki kesinlikle geçmek zorundadır, çünkü ona uzun zaman dayanılamaz. Bir insanın bütün yaşamını aşırılık içinde geçirmeye kalkması, hasta olarak yaşamak istemesi değil midir?
Kendimizi küçültmeden, bayağılaştırmadan sevebileceğimiz değin meziyetli bir erkeğe rastlamak kolay mı? Öyle bir erkeği bulmak en büyük mutluluktur, öylesini iki kez bulmamıza da olanak yoktur.