Büşra

Büşra
Bittabi duyarlılık, iç âlemin kudreti ölçüsünde bulunur, bunun için ancak dâhi bir erkek, bizim inceliğimize yaklaşabilir; o, kadını duyar, sezer, anlar; onu, hissinin çekingenlikleriyle denetim altına alınmış isteğinin kanatları üzerinde yükselir. Bunun içindir ki zekâmız, gönlümüz, vücudumuz hep birden esrikleşip bizi sürüklediler mi, biz toprağa düşmeyiz, göklere yükseliriz; ne yazık ki çok kalmak olası değildir oralarda.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevmenin ne olduğunu bu dünyada ancak üstün erkekler bilir. Neden öyledir artık anlıyorum. Bir erkek iki emre itaat eder. Gönlünde ihtiyaçla his karşılaşır. Aşağı, ya da zayıf erkekler ihtiyacı, his sanırlar; üstün erkeklerse ihtiyacı, hissin o harikulâde, insanı havran kılan kuvvetiyle örterler: his, şiddetiyle onları çekingenliğe, kadına tapmaya götürür.
Bütün gizli şeyler arasında en çabuk yayılanı aşk oluyor; sanırım kadınlar , bir kez sevdiler mi, aşklarını bir koku gibi yayıyorlar. Bir kadının sevecenliğini kimseye belli etmemesi için herkesten başka bir yaratık olması gerek.
Aşk, kardeşçiğim, öyle nadir bir olaydır ki bütün ömrümüzü, doğanın bizi mutlu etmek gücünü bağışladığı erkekle karşılaşmadan geçirmemiz olanaklıdır. Bu düşünce insanı titretiyor. Ya o adama pek geç rastlarsak halimiz nice olur?
Gördüğüm yüzlerin hepsi de yorgun, sert; suskunluktan da yoksun, huzurdan da; hiçbir düz çizgi yok... Alınlardaki çizgiler de hepsinin gönüllerinde ya bir onur yarası, ya umup da yükselemeyişin acısı bulunduğunu gösteriyor. Güzel bir alna pek az rastlanıyor.