Büşra

Büşra
Kendimiz için bir anlam yarattığımızda beynimiz bu anlama tutunmaya tasarlanmıştır. Beynimizin yarattığı anlama bağlanır ve onu bırakmayız. Yarattığımız anlamla çelişen kanıtlar bile görsek, yok sayar ve inanmaya devam ederiz.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayatımızın en lütufkâr ve iyi deneyimleri aslında en çok aklımızı dağıtan ve bizi demotive eden deneyimler olabilir. Pozitif/negatif deneyimler hakkındaki kavramlarınıza çok güvenmeyin. Tek bildiğimiz içinde bulunduğumuz anda neyin acıttığı, neyin acıtmadığıdır. Bunun da pek fazla bir değeri yoktur.
Yanlış olmak bizi değişim olanaklarına açar. Yanlış olmak büyüme fırsatını da beraberinde getirir.
Emin olmak için yanıp tutuşacağımıza sürekli kuşkuyu aramalıyız: Kendi inançlarımızdan kuşku, kendi duygularımızdan kuşku, gidip de kendimiz için oluşturana kadar geleceğin bize getireceklerinden kuşku. Sürekli doğru ve haklı olmayı aramak yerine nasıl sürekli yanlış olduğumuzu aramalıyız. Çünkü öyleyiz.
Emin olmak gelişmenin düşmanıdır. Hiçbir şey olana kadar kesin değildir ve olduktan sonra bile tartışmaya açıktır. Bu nedenle değer yargılarımızın kaçınılmaz kusurlarını kabul etmek her türlü büyüme için gereklidir.