Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, aşağıdaki beytinde fakir
ve dertlilerle hem-hâl olmanın mânevî kazancını ne güzel îzâh
eder:
“Fakr u zaruret içinde boğulan gönüller, dumanla dolu
bir eve benzer. Sen onların derdini dinlemek ve o derde der-
man olmak suretiyle o dumanlı eve bir pencere aç ki, onun
dumanı çekilsin ve senin de kalbin rakîkleşip rûhun incel-
sin..
O erler ki, gönül fezâsındalar,
Toprakta sürünme ezâsındalar!
Yıldızları tesbîh tesbîh çeker de,
Namazda arka saf hizâsındalar!
içine nefs sızan ibâdetlerin,
Birbiri ardınca kazâsındalar.
Günü her dem dolup her dem başlayan,
Ezel senedinin imzâsındalar..
Hazret-i Dâvûd -aleyhisselâm-'m Bir Münâcâtı:
İlâhî! Sen'i hatırlayıp zikredenlerin meclisinden beni ayırma! ayet gafil-
lerin meclisine gitmek istersem, ben daha oraya gitmeden ayaklarımı kır!
Zira Sen'in böyle yapman, benim için büyük bir lutuftur.Amin