Yüksek sırtta gece soğuktu. Alçak bir çukur üzerine sarkmış yaşlı bir çamın eğri büğrü kökleri altında küçük bir ateş yaktılar. Eski bir taş ocağına benziyordu burası. Birbirlerine sokularak oturdular. Boğazdan dondurucu bir rüzgar esiyor, aşşağıdaki ağaçların inleyip ah ettiği duyuluyordu. Frodo, sonsuz kara kanatların üzerinden süzüldüğünü ve bu kanatların dağların tüm oyuklarında onu arayan takipçiler taşıdığını düşleyerek, yarı uykuda yarı uyanık yattı bütün gece.