Benim kendimi anlatmamın,çalışmamızın özünü oluşturacağına,kendisinin de rahatça konuşabileceğine ve bunun bizi ’’insan‘‘ yapacağına beni ikna etmeye çabalıyor;sanki insan olmak,çamurlarda beraberce debelenmek demek! Ona ,hakikat aşıklarının fırtınalı ya da çamurlu sulardan korkmayacağını öğretmeye çalışıyorum.Asıl korkulması gereken sığ sulardır!
Her ikisi de önlerine bakarak yürüyorlardı.Sokak lambalarının ışığı altında yan yana uzanan ve ince su yolları gibi parlayan tramvay raylarına ve sayısız ayak ve tekerleğin aşındırdığı esmer parkelere gözlerini dikmişlerdi...