“Bir keresinde ona nasıl yaptığını, dünyayı bu kadar açık seçik anlamayı nasıl başardığını sordum. Meselenin hiç kıpır hiç kıpırdamadan durup hiçbir duygu göstermeden başkalarına kendilerini açığa vuracak alan bırakmaktan ibaret olduğunu söylemişti...”