Şekersiz icmezdim aslında çayımı, çaya şeker atmayı uykulardan uyanmayı bıraktım. Tatsız tutsuz bir şey içerken, beynimin içinde doğuma hazırlanmış saçmalıklar için ikiniyorum. Mutlu olmadığımı biliyorum, çok şeyi kaybettigimi biliyorum. Bir ölüm diliyorum kendime, fiyakalı olsun kendimce
İnsan çoğu zaman olması gerektiği yerde, bazen de istediği yerdedir.
Çocukken masallara, biraz büyüyünce fantastik kurguya olan ilgimin sebebi, olmak istediğim yerde olamamamdı. Şikayet ettim, üzüldüm, okudum geçtim.
Sonra anladım ki bazı sorumluluklari var insanın, bunları istedik ya da istemedik ama bir şekilde edindik. Ve yerine getirmemiz gerekiyor. İşte vazgeçmemek de burda işin içine giriyor.
Zaman kuramını istediğin kadar düşün, ister soyut, istersen somut de. Bu yelkovan düşman olursa sana, her zaman o vakitte kalırsın. Ben sevmediğim anların hep böyle olduğuna inandım. Erimeden durduğuna. Ama bir an gelir çok mutlusundur, zaman ise yine durur. Bu sefer yelkovanın nefreti değildir bu. Sana artık hak ettiğini söyler.
İstediğiniz anda dursun zaman. Lokalizasyon hayallerinizde olabilir. Ama mutluluk yine de kalbinizde olacaktır. Şikayetleriniz ise biraz azalacaktır (belki).
Zamanin iyi olarak durduğu yer var mı?
Her şeyi bırakıp geride , ne zaman severim yağmurun yağışını bir yorgan altında kutlamayı. Hani tatlı bir soğuk var, bunun için de boktan bir pike. En çok korktuğum şey ise, yağmurun sesinin azalıp kesilmesi kendince. Deli gibi yagmalisin yağmur, yikansin tüm beynim. Saç diplerim emerken seni, yeni bir gelecek filizlenir belki. Seviyorum seni.. Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde yağmurlar yağardı.