"Bak şu aya,
La lune ne garde aucune rancune
(Ay,kin beslemez asla.)
Kırpıyor gözünü hafifçe,
Gülümsüyor köşelere.
Düzeltiyor saçlarını otların.
Ay yitirmiş belleğini.
Soluk bir çiçek bozuğu çopurlaştırır yüzünü,
Eliyle büker kâğıttan gülü,
Toz ve parfüm kokulu,
Yalnızdır o
Geceye özgü tüm eski kokularla,
Böylesine bir evrende nesnelerin yeni bir ölçeğini oluşturarak,ön görülen düzene karşı çıkan şeyleri tümüyle kavrayamamaktan daha üzücü birşey olabilir mi?