Ama bir keresinde ziyarete gelen Swann'ın okumamı bölerek o sırada benim için yepyeni bir yazar olan Bergotte'un kitabı hakkında yaptığı yorumlar,uzun süre boyunca,hayalini kurduğum birinin artık kafamda çatal çatal uzanan mor çiçeklerle kaplı bir duvarın önünde değil,bambaşka bir dekorda,Gotik bir katedralin kapısının önünde canlanması sonucunu doğurdu.
Bugün, onu ilk görüşümün üzerinden altmış sene geçti fakat hala dün gibi. Bana sıkça "Öldüğüm vakit Küçük Marcel'i
hatırlayın, zira bir daha onun gibisini bulamayacaksınız," derdi. Ve bugün, her zaman olduğu gibi o zaman için de ne denli
haklı olduğunu anlıyorum. Onu hiçbir zaman terk etmedim,
onu düşünmekten ve kendime örnek almaktan hiçbir zaman
vazgeçmedim.