Kayıp Zamanın İzinde Serisi 1. Kitap

Swanlar’ın Tarafı

Marcel Proust
Çevirmen:
Gizem Pekin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Proust- Kayıp Zamanın İzinde 1. Kitap
10/10
·464 syf.··
2020 145. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 10:02
Tutunamayanlar’ı yarıda bırakan onca kişi gördüğüm için olsa gerek uzun yıllar Oğuz Atay ile tanışamamıştım. Sanırım içten içe “Ya ben de bitiremezsem” diye korktum. Oysa nihayetinde elime aldığımda kitaba da Oğuz Atay’a da deli divana oldum. Bu olağanüstü yazarla muhabbetimi boş yere geciktirmişim. Gerçi belki de aradan geçen yıllar, beni tam da ihtiyacım olan okur olgunluğuna taşımıştır. Proust ile olan hikayem de neredeyse Oğuz Atay ile benzer desende. Bu yılın başıydı. Murakami’nin 1Q84 eserini okuyorum. Ana karakterlerden Aomame’nin bir süre gizlenmesi gerek ve ne kadar süreceği belli olmayan bu süreçte okumak için kitap ister. Koruyucusu tarafından ona getirilen kitap ise Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisidir. Yani tam 7 kitap. O zaman bir kez daha Proust ve bu seriyi araştırmaya başladım. Yine duyduğum ve okuduklarından hem korktum hem de heveslendim. Ve nihayet... İlk kitapla insanlık için küçük kendim için büyük bir adım attım. Dün bir de baktım ki son sayfadayım. Satırlar su gibi tatlılıkla akıp geçmiş. Hemen ikinci kitabın sayfalarını araladım. Proust okumaya başladığımdan beri arada geçen sürede kesinlikle zihnimdeki nöron sayısı artmıştır. İncelikli ama asla ağdalı olmayan cümleler, yıllardır yaşadığım, hissettiğim ama adını, tarifini bu derece yerine mükemmel oturacak şekilde koyamadığım ifadeler... Proust kesinlikle Son Sözcük Bükücü ve ben kendisiyle tanıştığıma çok ama çok memnun oldum. ANŞANTE PROUST!
Edebiyat
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Derin bir nefes alıyorum … dibe batıyorum.
Puan vermedi·464 syf.··
2023 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2023 00:53
Uzun sürecek bir serinin ilk adımını okudum, bitirdim ve …. Sonunda incelemeye yeltendim. Sıvıyorum kolları :) umarım edebiyata çok sağlam kökleriyle bağlanmış bu seriyi sizlere faydası olacak bir şekilde inceleyebilirim. Öncelikle Marcel Proust kimdir ? Sanatı ne amaçla neyi aktarmak için kullanmıştır bunlardan bahsedelim. 1871 doğumlu Marcel Proust Fransız romancı, yazar, eleştirmendir. Edebiyatın en uzun ve en meşhur serisi olan “Yitik zamanın izinde” adlı yapıtın yazarıdır kendileri. Oldukça hassas bir çocukluk geçirir, hastalıklarla mücadele eder fakat edebiyat en büyük tutkusudur. Okunmaktan ve yazmaktan hiç vazgeçmez. Bunun sebebi de patalog bir babası ve son derece kültürlü bir annesinin olmasına bağlayabilir miyiz ? Bence neden olmasın elbette bağlayabiliriz. Google’a girip hakkında sayısal ve kağıt üzerindeki pekçok bilgiye kolaylıkla ulaşabileceğiniz için bu kısımları geçip Proust’ u edebiyatta farklı kılan ne ? Sanat onda nasıl tezahür etmiş ona bakalım. Öncelikle yazar olarak yapmaya çalıştığı şey “zaman” kavramını ele alıp ölçmek biçmek ve onu bükmek olmuş. Bükmek kısmı da onu geleneksel romancılıktan ayrıştırmış. Zaman kavramını Nasıl bükmüş ? Zaman kavramı sanat ürünü dışında yaşamın içinde dalgalı akıp gider. Yani yaşam tek ve düz çizgide yaşanmaz düsturuyla hareket edip bunu metne yerleştirme kısmına zaman bükülmesin deriz. Eda güne uyandığın bir gün elini yıkar, yüzünü yıkar, kahvaltısını yapar , ayağı kapıya takılır küfür eder ve ardından hazırlanır. Gibi bir akış metin içinde pek tabi akar gider fakat gerçekte bu böyle midir? Gerçek zaman böyle mi işler ? Böyle dersek eksik kalır. Eda yüzünü yıkarken arkadaşıyla ettiği kavgayı aklından geçirir, kahvaltıda yediği peynir ona annesini hatırlatır vb. gibi bir çok alt başlıktan Edayı
Edebiyat
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Bir koku bir tat biranda, bizi olduğumuz yerden alıp çok derinlere götürür Proust bu duyularımızı o kadar güzel betimlemiş ki kitabı okudukça heyecanlanıyor, benim ruhum konuşuyor, diyorsunuz Tanışmadıysanız hemen tanışın derim
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Swanlar'ın Tarafı (2017 yılı inceleme yazım)
Puan vermedi·464 syf.··
2017 17. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2017 00:00
Seriye başlamadan önce kitap hakkında epey araştırma yapmış, yorumları okumuştum. Bu yüzden akıcı ilerleyen bir roman beklentim olmadı. Ki yavaş ilerleyen, uzun cümlelere sahip, bazen karışık gelebilen ancak Proust'un eşsiz gözlemleri, tasvirleri, bakış açıcısı, psikolojik yaklaşımları, uzun cümlelerinde ki sade anlatımı ile sizi içine çeken doyurucu bir kitap Swann'ların Tarafı. 7 Kitaplık serinin ilk kitabı olan Swannlar'ın Tarafı 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde anlatıcının anılarını okuyoruz. Bu bölümün Proust'un çocukluğundan izler taşıdığı bir gerçek çünkü tasvirler öyle doyurucu, öyle hayal edilebilir ki sanki bu cümleleri kurmak için yaşamış olmak gerekir hissini uyandırıyor. 19.yüzyıl Paris'inde geçen roman dönemin toplum yapısı, aile ilişkileri, resim ve müziğin toplumdaki yeri sanata bakış açısı, gibi birçok konu hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor. Kitabın ismini aldığı Charles Swann'dan ve onun Odette isminde bir kadına duyduğu tutkulu hatta belkide saplantı olarak tabir edilebilecek aşktan ikinci kısımda bahsediliyor. Yazarın bu bölümdeki psikolojik tahlilleri gerçekten takdire şayan. Sürekli bir hareketlilikten ziyade duygu durumları üzerinde yoğunlaşan bir bölüm. Üçüncü bölüm ise diğer bölümlere göre daha kısa ve anlatıcının Swann'ın kızına olan aşkından bahsediyor. Aslında kitap hakkında kendi çıkarımlarım üzerinden yazılabilecek çok şey var fakat her okuyucunun hisleri ve çıkarımları elbette farklı olacağı için bu duygular üzerinde fazla durmayacağım. Kitabı okurken birçok cümlenin altını çizerek okudum. Uzun zamandır bu kadar doyurucu bir roman okumamıştım. Okuması sabır gerektiren, yavaş ilerleyen bir kitap olsa da mutlaka okunması gerektiğine inanıyorum. Yakın zamanda serinin ikinci kitabını da alacağım. Herkese keyifli bir hafta diliyorum. Altını
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
İnceleme
Puan vermedi
İnsanlık tarihinde ünlü olan bir çok şair ve yazar var. Kaçı gercekten ünlü; kaçı bu ünü haketmiyor bilmek imkânsız. Eserlerini okudukça buna karar verecek olan sizlersiniz. Proust çok ünlü olmuş bir yazar. Fakat "Swanlar'ın Tarafı" nı okuduğumda dar kalıplara sıkışmış, okuyucuyu boğan bir eserle karşılaştım. Kitapta yer alan karakterleri takip etmek bile başlı başına problem. Varlıklı bir ailenin ve onların arkadaşlarının dedikodularla dolu, sıradan ve sıkıcı yaşam tarzını kitaplaştırmış olması okuyucuya malesef bir şey katmıyor. Roman'ın ana karakteri Swan ise davranışlarının psikolojik sebeplerine inilmeden ve adlandırılmadan yüzeysel olarak kurgulanmış. Ana karakter hayalet gibi sadece kadınlarla ilişkileri söz konusu olunca kitapta beliriyor; sonrasında kayboluyor. Okuyup okumamak konusunda karar sizin tabi ki. Saygılar.
Düşünce
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Kişisel Bir Okuma Yolculuğu (Spoiler İçerir!)
Puan vermedi·464 syf.·
2026 1. kitabı
Kayıp Zamanın İzinde’ye başlarken bunun uzun ve sabır isteyen bir yolculuk olacağını sezmemek mümkün değildi. Yedi ciltlik bir Proust okumasını gerçekten yapabilir miyim diye kendime sormadım değil. Proust’un alışılmış anlatı biçimlerinden uzak dili, uzayıp kıvrılan cümleleri ve zamanı ele alışındaki özgünlük, okuru hızla içine alan bir yapı kurmaz; aksine yavaşlatır, durdurur ve düşünmeye zorlar. Bu yönüyle Proust okumak yalnızca edebi bir deneyim değil, okurun kendi dikkatini ve içsel hazırlığını da sınayan bir süreçtir. Bu ilk kitap boyunca karşıma çıkan şey, anlatılan olaylardan çok çözümlenen hâller oldu. Proust’un asıl meselesi ne yaşandığı değil, yaşananın insan zihninde nasıl şekillendiğidir. Bellek, alışkanlık, beklenti ve zaman; metnin görünmeyen ama belirleyici unsurlarıdır. Okur bir noktadan sonra şunu fark eder: Proust hayatı anlatmaz, hayatın zihinde bıraktığı izleri anlatır. Bu çerçevede Swann’ın Bir Aşkı, romanın merkezine yerleştirilmiş bir hikâyeden çok, bilinçli bir uyarı metni gibidir. Swann’ın Odette’e duyduğu aşk, romantik anlamda anlatılan bir sevme hâli değildir. Aksine burada aşk, parçalarına ayrılarak ısrarla incelenen bir duygudur. Swann’ın yaşadığı şey, Odette’ten çok belirsizliğe, ihtimale ve kendi zihninde kurduğu imgeler dünyasına bağlanmıştır. Swann kendi duygularını çok iyi bilir; acısını, kıskançlığını, beklentisini sürekli analiz eder. Buna karşılık Odette’in duyguları onun için büyük ölçüde karanlıkta kalır. Yine de bu bilinmezliğin içinde kalmayı tercih eder. Proust burada aşkın en kırılgan noktasını açığa çıkarır: Sevilen kişiye değil, sevme biçimine bağlanmak. Kıskançlık bu ilişkinin hem itici gücü hem de onu tüketen unsurdur. Zaman ilerledikçe Swann’ın aşkı derinleşmez; aksine çözülür. Odette ideal olmaktan çıkar, sıradanlaşır.
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
çok şükür bitti
Puan vermedi·464 syf.··
2024 10. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 23:42
arkadaşlar kitabi okurken gecirdigim vakit kadar proust hakkinda video belgesel ve kitap hakkinda yorum videosu izledim proustu anlamak kolay degil diyenler var proustu anlayanlar ve anlamayanlar diye gruplaşmaya gerek yok yazari anlayabiliyorsun ama kitap bildigin sıkıcı aşkla ilgili yapilan birkac ilginc ve derin anlam iceren betimlemeler ve analizler dışında bir sey gormedim proustu anlayanlar bu kitapta anlamadigimiz farkli ne goruyorlarsa anlatirsaniz seviniriz kitapta matmazel ve mosyo unvanları okumaktan sıtkım sıyrıldı işin garip tarafı serinin devamını da merak etmiyor değilim ne yapacam bilmiyorum hayatinin 14 yilini bu seriye adamis genc yasta ölen bu yazara saygi duymak gerektigini düşünüyorum
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2024 07:48
Kayıp Zamanın İzinde serisinin ilk kitabı olan Swanlarin Tarafı Marcel'in sezgileri ile geçmişin sokaklarında dolaşması üzerine kurgulanmış. Kitaba ilk başladığımda bir anne öpücüğü, bir çan kulesi üzerinden yapılan uzun tasvirler, yoğun duygusal anlatım beni zorladı. Ama okudukça cümlelerdeki şiirselliği, sayfalara ustaca yerleştirilmiş mizahı ve duyguların yoğun işlenişini sevdim. Yer yer Virginia Woolf anlatımına benzerlikler buldum. Kurgu iki bölümden oluşuyor birincisi Marcel'in çok etkisinde kaldığı Swan ailesi, Swan ile Odette arasındaki gelgitlerle dolu ilişki, ikinci bölümde ise Marcel'in yine Swan ailesinden Gilbert ile ilişkisi anlatılıyor.
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·%32 (150/464 syf.)·
Bir şans daha verip okumaya başladım. Üçüncü defa başlıyorum. Bütün duyu organlarımı kullanarak kitabı gözümde canlandırmakla kalmayıp o evde, o kilisede, o sokaklarda kendimi görerek okuyorum. Bu defa bitireceğim. Tam bir sayfa nokta kullanmayan yazarın bol betimlemeli diline rağmen devam ediyorum. Amcası ile neden küstüğünü anlatırken birden dönemin tiyatro sanatçılarını anlatan yazarın daldan dala atlamalarına rağmen okuyacağım. Kitapla ilgili o kadar iyi yorumlar var ki o yüzden üçüncü şansı hak etti.
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2021 3. kitabı
·
112 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 00:37
Bir kahramanın bakış açısıyla yazılan eser hakim bakış açısı hissi vermiş. Birinci bölümde kahramanın çocukluğu anlatılmış. Kahraman yazarın kendi adını taşır. İkinci bölümde Swann mirasyedi olarak Paris'in sosyetesi ile içli dışlıdır. Verdurinlerin her gün düzenlediği yemekli, müzikli eğlencelere katılır. Tanıştığı Odette ile aşk yaşar. Kıskançlıkların, aşkın verdiği körlüğün, teslimiyetin çok iyi ve derinlemesine anlatıldığı bir eser. Üçüncü bölümde kahraman tekrar kendisini anlatır. Bu defa kahramanımız Mme Swann'ın kızına âşıktır. Romandan çok anlatı özelliği taşıyan eser edebîlik konusunda üst düzeyde diyebilirim. Edebî bir metin için anlatımın yoğunluğuna katlanabilirim diyenlere tavsiye ederim.
Swanlar’ın TarafıMarcel Proust · Elips Kitap · 20175,2bin okunma

Yazar Hakkında

Marcel ProustYazar · 33 kitap
Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı. 1895'ten itibaren Eğitim Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Marcel Proust, Bakanlık'ta kaldığı beş yıl içinde Hazlar ve Günler adlı öykü kitabını yazdı. Gerek eleştirmenler gerekse okur tarafından pek başarılı bulunmayan bu eser bir anlamda yazarın bundan sonra ele alacağı konuların açıklanması açısından önem taşıyordu: Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri. Proust, ilk kitabının ardından sekiz yıl boyunca bir kitap üzerinde çalıştı. Kitabı tamamlamasına çok az bir zaman kala uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sekiz yıllık uğraşının ürünü kitabını yırttı ancak onu atamadı. 1952'de Jean Santeuil adı altında yayınlanan bu kitap yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Kayıp Zaman İzinde adlı romanın bir tür hazırlık çalışması olarak değerlendirildi. Jean Santeuil'in odak noktasının anlatıcının subjektif öyküsü oluşturmuştur. Yazar bu eseriyle geçmiş olaylarla ilgili duyguların içinde bulunulan anda yaşanılanlardan daha kuvvetli olduklarını kanıtlamak istiyordu. Düşüncelerini vurgulamak için her şeyin tekrarlandığı bir anlatım biçimi uyguladı. İlk anlatılanda olayların gerçekten olup bittiği zamanı diğerinde ise akılda kalanları anlatıyordu. 1903 yılında babasını kaybeden ve annesiyle birlikte yaşayan Marcel Proust'un yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1905'te annesi Jaenne Weil'i kaybetmesidir. O tarihte 34 yaşına giren eşcinsel yazar için annesi hayatının en önemli kadınıydı. Geçirdiği sinir buhranlarından ve gördüğü tedavilerin ardından Proust, deneme yazılarında önemli edebiyatçıları ve felsefecileri inceledi. Bunların başında çalışmalarını Fransızca'ya çevirdiği John Ruskin ve eleştirilerinin hedefi olan Charleb Augustin Sainte-Beuve geliyordu. Aynı dönemde üzerinde çalıştığı Bergson'un bilgi kuramı, Proust'un anlatım tekniğini düzeltmesindeki en önemli etkendir. 1908'de kaleme almaya başladığı ancak 11 yıl sonra yayınlanan Taklitler ve Seçmeler adlı yapıtı başyapıtı için ön çalışma oldu. 1908'den sonra tamamen inzivaya çekilerek hiç ara vermeksizin yedi bölüme ayırdığı Geçmiş Zaman Peşinde adlı dizi romanı üzerinde çalıştı. Bu roman 1927'ye kadar 15 cilt ve yedi bölüme ayrılmış olarak yayınlandı. 1913 Swannların Semtinde çıktıktan sonra onu izleyen diğer bölümler; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermanteslerin Semtinde, Sodom ve Gomorra, Mahpus Kadın, Kaybolan Albertine, Yeniden Kazanılan Zaman yayınlandı. Otobiyografik bir havanın estiği bu roman dizisinde birbirine paralel iki düzlem bulunmaktadır. Proust'un yaşantısından alınan tek tek epizotlar, burjuvazinin tam bir tablosu ve en ince ayrıntılara kadar araştırıp anlattığı aristokrasinin çöküşü olarak yoğunlaşır. Proust bunu yaparken şimdiki zamana ve geçmişe ait bilinç içindekileri çağrışımlı olarak birleştirmek amacıyla olayları kronolojik bir sıraya koymadı. Geçmiş zaman anımsama yoluyla ve birinci şahıs olarak öyküyü anlatan kişinin içsel birliğine uyan kayboluşu zaman yeniden kazanılmaktadır. Sürekli geriye bakışlarla yaşam daimi bir dolaşım halindedir. Roman dizisinin sonunda şair yani Proust, kendi yaşantısını anlatan romanı yeniden yazmaya karar verir. Yazar anlattığı düşünceleri doğrudan doğruya yansıtabilmek için edebi teknik olarak iç monoloğu kullanmıştır. Benliğin zaman içindeki psikolojik değişimi ile güncel ve eski olayları bir bütün haline getirerek insanın ruhsal yaşantısını işleyen Marcel Proust, 18 Kasım 1922'de, Paris'te yaşamanı yitirdi. Eserleri Roman: Swannların Semtinde (Du cote de chez Swann, 1913), Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Geçmiş Zaman İzinde (A la recherche du temps perdu,1918), Guermanteslerin Semtinde (Le cote du Guermantes, 1920), Sodom ve Gomorra (Sodome et Gomorrhe, 1921), Mahpus Kadın (La prisonniere, 1923), Kaybolan Albertine (Albertine disparue, 1925), Yeniden Kazanılan Zaman (Le temps retrouve, 1927), Taklitler ve Seçmeler (Pastiches et melanges, 1919) Öykü: Hazlar ve Günler (Les plaisirs et les jours, 1896)