Bir gün arkadaşlarımızdan birine babası çok güzel bir kol saati satın almış. 🍁Arkadaşımız bu saatle okula geldi. Hepimiz bu saati çok beğendik. 🍁Düşündüm de; benim asla böyle bir saatim olmayacaktı ve bu saat benim olmalıydı. 🍁Nefsime uydum, karar verdim ve saati çaldım. Cebime koydum. 🌿Arkadaş saatinin çalındığının farkına vardı, fakat kimin çaldığını anlayamadı. 🍁İlkokul öğretmenimize durumu anlattı, öğretmen “saati kim çaldıysa çıkarsın, sahibine versin” dedi. 🍁Bu benim için hayatımın en utanç verici anıydı... Pişman olmuştum, ama söyleyemedim. 🌿Bu durumda öğretmen farklı bir yöntem izledi...🍁Hepimizi tahtaya dizdi ve gözlerimizi kapattırdı. Ceplerimizi teker teket arayarak saati buldu. Cebimden çıkartarak gerçek sahibine verdi. 🍁Sonra hepimiz gözlerimizi açtık. Yakalanmıştım ve kalbim duracak gibiydi, herkes bana artık hırsız diyecekti...🍁Lakin öğretmenimiz bana hiç bakmadan normal dersine devam etti. 🌿Olay orda sessizce kapandı...🌿Yıllar geçti, oldum ve bir gün bu öğretmenimle karşılaştım. 🍁Kendisine; “Saati çaldığım halde bana bir kelime bile etmeden, yüzüme bile bakmadan olayı kapattınız. Daha sonra da hususi konuşup ikaz etmediniz, beni hiç incitmediniz, neden böyle bir şey yaptınız?” diye sordum. 🍁O da bana hayatımda unutamayacağım şu cevabı verdi;🌿“Siz gözlerinizi kapattığınızda, ben de gözlerimi kapatmıştım...” 😢