Bize, insanlarla geçinmek için keskin içgörülerimizi bir yana koymamız öğretilmiş olabilir. Ancak, baskıcı şartlar altında sadece nazik olmanın ödülü, çok daha fazla kötü muameleye maruz kalmaktan başka bir şey değildir.
“Sana bir kaç soru sorabilir miyim, Büyükanne?” diye sormuş Vasalisa.
“Sor” diye emretmiş Yaga, “ama unutma, çok fazla bilgi, insanı çok çabuk yaşlandırabilir.”
Henüz yok ediciler konusunda safdilken evlenen bu kadınlar, hayatlarına yıkım getiren birini seçerler. Bu kişiyi sevgiyle "iyileştirme"ye kararlıdırlar. Bir şekilde "evcilik oynar"lar.(..)
Sonunda bu şekilde esir düşen bir kadın, kendisi ve çocukları için istediği nezih bir hayata yönelik umutlarının giderek azaldığını görür.(..)
Genç ruh, yok ediciyle evlendiğinde, hayatının bir açılım olması beklenen bir döneminde esir düşer ya da denetim altına alınır. Özgürce yaşamak yerine, sahte bir hayat yaşamaya başlar.