Nesinfc

Nesinfc
48 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Gelinen son nokta... Katlıyorum...
~ Hiçbir şeyin nihai olarak bilinemeyeceği bir konudur bu." John Stuart Mill'in sözünü ettiği şey, kadın tabiatıydı. ~
Sayfa 281 - Domingo·Kitabı okudu
İletişimle bağlantılı bölgeler beynin sol tarafında, ne yazık ki erkek beyninde testesteron nedeniyle sol beyin geç gelişiyor. Biz iletişimi sağ beyinle yapmaya çalışıyoruz ki aslında bu bölge daha çok analitik ve yaratıcılık gibi fonksiyonlarla ilintili. O yüzden kız çocuklar konuşmayı erkek çocuklardan çok daha önce öğreniyor ya da kadınlar yüz ifadelerini okumada ve ses tonunu analiz etmede daha başarılı. Sonuç olarak anlamamız aslında beynimizin farklı bölgesini kullanmamız yüzünden😂
Önceki 1 yanıtı göster
Olabilir dostum. Benim okuduğum makalede erkekler arasındaki ilişkinin ana temasının ‘hiyerarşi’, kadınlar arasındakinin ise birbirine eşit koşulda adapte olma olduğu söyleniyordu. Çok sosyal biri değilim. Ondan kadınların mı, erkeklerin mi daha iyi anlaştığını tam olarak bilemiyebilirim😂 Ya da birbirlerini kimin daha iyi anladığını..
1 yanıtı göster
Gelinen son nokta... Katlıyorum...
~ Hiçbir şeyin nihai olarak bilinemeyeceği bir konudur bu." John Stuart Mill'in sözünü ettiği şey, kadın tabiatıydı. ~
Sayfa 281 - Domingo·Kitabı okudu
İletişimle bağlantılı bölgeler beynin sol tarafında, ne yazık ki erkek beyninde testesteron nedeniyle sol beyin geç gelişiyor. Biz iletişimi sağ beyinle yapmaya çalışıyoruz ki aslında bu bölge daha çok analitik ve yaratıcılık gibi fonksiyonlarla ilintili. O yüzden kız çocuklar konuşmayı erkek çocuklardan çok daha önce öğreniyor ya da kadınlar yüz ifadelerini okumada ve ses tonunu analiz etmede daha başarılı. Sonuç olarak anlamamız aslında beynimizin farklı bölgesini kullanmamız yüzünden😂
Batılı gelişmiş devletleri yakalamak için onun kültürünü de benimsemeli mi?
Bu nedenle Batı'nın kültürünü eddederken, "fennini ve tekniğini almak" gerektiğini savunuyor. Çünkü onlar "Batı kültürü" denilince bunu sadece Hıristiyanlık olarak anlıyor. Oysa, Batı'da bilim ve teknolojiyi yaratan olgunun, gerçekte reddettikleri o kültür olduğunu anlamıyor ya da anlamak istemiyorlar. Dolayısıyla, söz konusu kültürün insanlığın gelişiminin ortak ürünü olduğunu da göremiyorlar.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Siyaset
İlk akla gelen cevap fikir özgürlüğünün, kamusal alanın serbestleşmesinin, insan haklarına verilen değerin benimsenmesinin batıyı üstün kıldığı ve bunun da teknolojik ve siyasi gelişmelerini tamamlamalarını sağladığı olabilir. Lakin Avrupa Tarihi’ne göz atarsanız dünyanın geri kalanını savaşlarla sömürerek hem ham madde kaynağı olarak hem de mallarını satabilecekleri serbest pazarlar olarak zorla ele geçirdiklerini gözlemleriz. Yani burada esas nokta kültürün yarattığı bir gelişme değil, basitçe daha güçlü savaş makineleri icat edip bunu da diğer diğer halkları yumuşak ve sert güç unsurlarıyla cebren kontrol etmekte yatıyor. Kopenhag kriterleri işin sonucu…
Para hırsı bu dünyanın güzelliklerini örten kara bir perdedir! O hırsın peşine düşen kişiler, bir bebeğin ilk gülüşünü, bir ağacın boy atışını, bir yıldızın kayışını izlemeyi kaçırırlar. Hatta kendilerini bile unuturlar bir süre sonra. Kendine âmâ olan birisi tüm dünyaya sahip olsa ne olur...
Sayfa 261·Kitabı okudu
Edebiyat
Sende var o 😋
Hiç de bile 🙄
Her zaman dinsiz olduğunu vurgulayan Freud bir dogma kurmuş, daha doğrusu, yitirdiği kıskanç bir tanrının yerini başka bir zorlayıcı imgeyle, yani cinsellikle doldurmuştu. Bu imge, aslı kadar ısrarcı ve vurgulayıcı, buyurgan ve tehdit ediciydi. Ahlaksal açıdansa daha da belirsizdi. Ruhsal açıdan daha güçlü bir araca, nasıl ki “yüce” ve “şeytani” gibi göndermelerde bulunulmuşsa, bu durumda da cinsel libido, Deus absconditus, yani “gizli ya da saklanmış bir tanrı” rolünü üstleniyordu. Görünüşe göre bu değişim Freud’un bu yeni tanrısal prensibi dinin verdiği sıkıntılardan kurtulmuş ve bilimsel açıdan tartışılmaz görmesini sağlıyordu. Oysa özünde, tanrısallık, yani mantıksal açıdan karşılaştırılmaları olanaksız iki karşıtın, Yehova’nın ve cinselliğin psikolojik nitelikleri değişmiyordu. Yalnızca, adları değişmişti ve kuşkusuz görüş açısı da. Yitik Tanrının artık yukarılarda değil aşağılarda aranması gerekiyordu.
Freud konusunda okuduğum en derin tespit.
Daha uzun bir inceleme aslında, en vurucu kısmı burasıydı.