Altın insanlar, teneke insanlar vardır. Bakır, Kurşun, Çelik... Böyle devam eder hepsi doğalarının, kalıtımlarının, öğrenimlerinin ve çevrelerinin limitlerine tabidir. Bu metallerin her birinden, çalışan makineler inşa edebilirsin fakat zayıf olanların güçlü olanlarla eşit şekilde iş yapmasını beklememelisin. En iyi sonucu elde edebilmek için her seferinde eritme ya da arıtma gibi işlemleri kullanarak ona engel olan ön yargılarından, metali kurtarmalısın.
Şunu bilmelisin ki, hiç kimse bir başkasının düşünmesine, bir şey arz etmesine ya da hayaller kurumasını engel olamaz.
İnsanları hayvanlardan ayıran da işte bu düşünme, hayal etme özellikleri, düşünme yetileridir.
Her şeye rağmen bu kavgaya asıl kazanın ben olduğumdan onun da hiç şüphesi yoktu.
Gerçi o balyoz gibi yumrukları yeyip yere serilen bendim.
Bu kavgada ben, hak için, gerçek için dövüşmek gerektiğini anlamıştım.
Sizi dövenle dövüşmenin bir görev olduğunu da anlamıştım.
İşte benim zaferim bu idi.