Kirpinin Zarafeti, zengin bir muhitin kapıcılığını yapan ve sosyal sınıflar düzenine ters düşecek kadar bilgili 54 yaşındaki Renee’nin ve hayata dair yaşının çok üzerinde derin düşüncelere sahip olan 12 yaşındaki apartman sakini Palome’nin anlatılarından oluşan, adı gibi zarif ve naif bir kitap. Sözü geçen ikilinin hayatına farklı açılardan dokunan bir Japon beyfendisinin de dahil olduğu sıradışı dostluklar örgüsü içinde dünyada yüreğinize dokunan ne varsa kitapta sözü geçiyor gibi sanki.. Natürmort resim, sinema, felsefe, dekorasyon, kitaplar ve sanatın daha bir çok alanına dair tadı damağınızda kalan satırlar olduğu gibi; insan ilişkileri, ‘mış’ gibi yaşamlar ve toplumsal sınıflaşma gibi konular üzerine atılmış öyle oklar var ki, onların da acısı yüreğinizde kalıyor.. Yazarın anlatım tarzı öyle yalın ve güçlü ki; ben o yosunların üzerindeki kamelyaları gördüm, ipek kağıt içindeki kurabiyeleri tattım, çalan müzikleri adeta duydum ve bütün o duygusal devinimleri taa yüreğimde hissettim. Yazarın kalemi kadar çevirinin güzelliğine de değinmeden edemeyeceğim, oldukça yoğun bir anlatım olduğu halde su gibi akıyor. Kelime dağarcığı bu kadar zengin bir kitabı uzun süredir okumadığımı ve aynı zamanda “dil” başlı başıbaşına bu kadar güzelken, günlük hayatımda ne kadar da az sözcük ile yuvarlanıp gittiğimi farkettim.
Son olarak okuduğum yorumlardan farklı bir görüş belirtmek istiyorum; kitap okuma alışkanlığı olmayan insanlar için başlangıç aşamasında zor bir kitap olduğu kanısındayım. Olay örgüsü az ve saf düşünce üzerine sayfalar çok fazla olduğu için sürükleyici ve kolay okunan bi kitap arayanların bir sonraki dönemde okumak üzere biraz ertelemelerini öneriyorum. Durup sakince ve uzun uzun düşünecek zamanlara saklayın, harcamayın derim :)
Herkese iyi okumalar.