Açıkçası beklentimin çok dışında kaldı. Başlangıçta ilginç bir hikâye okuyacağımı düşündüm ama hikâye ilerledikçe kitap benim için oldukça yorucu ve itici bir hâl aldı. Ana karakterin fiziksel değişimi, yani domuza dönüşmesi, başta dikkat çekici gibi görünse de zamanla bu durum rahatsız edici bir seviyeye ulaşıyor. Kitap kısa olmasına rağmen, okuması benim için çok uzun sürdü çünkü dili ağır, anlatımı da sürekli bir kasvet duygusu veriyor. Bir noktadan sonra ne anlatmak istediğini düşünmekten çok, bu atmosferin içinden çıkmaya çalıştım. Kadın bedeni ve toplumun kadın bedenine bakışı gibi konulara değinmesi dikkat çekici olabilir ama anlatım tarzı nedeniyle bu yönler de beni içine alamadı. Hatta bazı bölümlerini isteksizce okudum çünkü sahneler hem sert hem de fazla detaylıydı. Dişi Domuz benim tarzım bir kitap değildi. Ne hikâyesine bağlanabildim ne de karakterle bir yakınlık kurabildim. Bana göre oldukça ağır, rahatsız edici ve yorucu bir okuma deneyimiydi.