Agop ile Kirkor, makaraya ip sarma işiyle uğraşan iki yakın arkadaştır. Sürekli birbirleriyle didiştikleri için tıpkı Karagöz ile Hacivat'a benzemektedir bu iki komik adam. Bir gün yolları, ismi Enveri olan ve simya, büyü, sihir, tılsım gibi hurafe işlerle kafayı bozmuş yaşlı bir adamla kesişir. Bu yaşlı adamın tüm işi, sihirler ve tılsımlar yoluyla mağaralarda saklı olduğuna inandığı hazineleri bulmaktır. Enveri, Agop ile Kirkor'un, kendisine gönderilmiş Lahur ile Mahur adlı melekler olduğunu düşünerek onlarla iş birliği yapar. Böylece Agop ve Kirkor, Efsuncu Baba (Enveri)'nın peşine takılarak komik, eğlenceli ve tuhaf bir maceraya atılmış olurlar. Hüseyin Rahmi Gürpınar, tıpkı Gulyabani ve Cadı kitaplarında olduğu gibi bu eserinde de tılsım, sihir, büyü gibi batıl inanışlara inanmanın akıl dışı olduğu, bilimin yanında olunması gerektiği fikrini, mizahi ve eleştirel bir üslup ile okura sunuyor. Olayların gidişatı ve işlenişi çoğunlukla diyaloglar üzerinden ilerlediği için her kesime hitap etmeyebilir ve sıkıcı gelebilir. Benim için ise ortalama bir eser oldu. Gulyabani > Cadı > Efsuncu Baba... Şimdilik sıralamam bu şekilde.