Sündüs

Sündüs
@Dreamcatchim
Bazıları, kendi ölümlerini seçenleri günahkar, başarısız ya da pes etmiş ezikler olarak nitelendiriyorlar. Sonuna dek yaşamak gerçekten her koşulda bir başarı mıdır? Hayat denen oyunda gerçek anlamda bir kazanma ya da kaybetme olabilirmiş gibi.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Reklam
Dürüst olmak gerekirse, benden başka kimse bana tepeden bakmıyordu.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Kendi hayatıma sahip olmak istiyorum. Pişmanlık içinde yaşamamak için yapmak istediğim her şeyi yapmak istiyorum.
Kitap Alıntısı
Ölümüne depresif değildim ama mutlu da değildim, bu iki duygu arasında bir yerde süzülüyordum.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
9/10
·463 syf.··
2025 4. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 01:13
Bu kitap kesinlikle böyle bir okuma serüvenini hak etmiyordu çünkü böylesine harika bir kitap aylarca elde sürünmemeliydi. Tabiki bu tamamen benim hatam, maalesef süreçde sık sık ara verdim ama resmen vicdan azabı çekerek. Çünkü okuma zevki o kadar yüksekti ki resmen kitap devam etmem için yalvarıyordu. -Belki de yalvaran aslında hikayenin devamını deli gibi merak eden aklımdır- Her neyse. Zülfü Livaneli’nin bir çok kitabını okudum ama Konstantiniyye Oteli ilk 3 listeme hızlıca giriş yaptı. Çok yalın bir dille daha önce neredeyse hiç karşılaşmadığım bir hikaye anlatıcılığı yapmış kitabında. Benim için başta anlamak çok zordu, dediğim gibi ilk defa böyle karışık bir zaman örgüsü takip etmeye çalıştım ama kesinlikle buna değerdi. İlk başta Zehra ve Emre’nin hikayesine kaptırmış giderken aslında ne kadar çeşitli hayatları dinlediğimi sonradan fark ettim. İlk heyecanımı attığıma göre şöyle özetleyebilirim; Konstantiniyye Oteli, Zehra ve Emre’nin birbirlerini kaybedip tekrar bulma hikayesini anlatıyor ama sadece bu kadar değil.Aslında her şey ve herkes bu otelin etrafında toplanıyor, otelde verilen bir baloya davet ediliyor ve tek tek tüm masaları gezerek her bir davetlinin yaşamına göz atıyor, hikayesini dinliyoruz. Her bir sayfada yeni bir başlangıç yapıyor gibiyiz neredeyse. Yazarken sık sık ‘yapıyoruz, ediyoruz’ gibi kelimeler kullanmamın sebebi kitaba kendimi o kadar kaptırdım ki sanki ben de oradaymışım gibi hissettim. Bir ara Zehra ve Emre’nin yanındayım, bir ara Zehra ve Ergun Bey’in yanındayım, bir ara garsonlarla beraber dolanıyorum, bir ara şu masada üstatdan azar işitiyor bir ara bu masada siyasetçileri dinliyorum. Her hikayenin bir kendine özgülüğü var, hiçbiri diğerine benzemiyor. Tabi tarihi olarak değil. Okurken ‘tarih tekerrürden ibarettir’ sözünü sık sık
Duygu/Düşünce
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202022,3bin okunma
Reklam