Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Mademki hiçbir şeyi değiştirmeye iktidarı yoktu, her şey evvelden çizilen bir yolda yürüyecekti, o halde aklı başında bir insan, olanları tebessümle seyredip sırasını beklemeliydi.
"Neden bilmem! Bazen insanın, kendisini saçlarından tutup da, köküyle birlikte bir turpu topraktan söker gibi kaldırıp silkelemesi faydalı oluyor. İşte birkaç gün önce bunu yaptım ben.. Ama son bir kez, bıraktığım şeylere bir daha göz atmak istedim. O eskiden kök saldığım yere bir bakayım dedim."
Görüyor musun ne yapıyorum: Bavulumda boş bir yer kalmış, oraya saman dolduruyorum. Işte, hayat dediğimiz bavul da öyledir: İçini neyle doldurursak dolduralım, yeter ki boşluk kalmasın.