Çesitli belirsiz duyguların, hayatların akıp gittiğini kavramanın, bir yeniliğe kavuşmak istemenin etkisi altında kendisini zorla, belirli bir sınıfa kadar sürüklemiş, "O sınırın ötesinde acaba ne var?" Diye bakmak için kendi kendine baskı yapmıştı. Fakat o sınırın öbür yanında bir sonsuzluk değil, bir boşluk ya ya bir çirkinlik görmüştü.
Varlığımızın tanımını yapmak zordur. Sayısız ilişkiler arasında yine sayısız kombinezonlar kurulur. İnsanların karakteri o kadar karmaşıktır ki, en gelişmiş, en hassas bir bilgisayar, en normal insanlar arasında bile ortak bir davranış eğrisi çizemez.
Hayalden doğan umutlar, genellikle zaman içinde kırılıp giderler, temelleri yoktur. Tıpkı köksüz bazı ağaçlar ve çiçekler gibi.. Hayallerin trajik kaderi budur. Ama yine de hayalsiz yapamayız. İyiyi ve kötüyü tanıyacağımız yolda yürüyebilmek için hayaller gereklidir.