Artık kati olarak bilinmektedir ki Atatürk, Birinci Dünya harbine, durumun nasıl gelişmekte olduğunu iyice görmeden girmek taraflısı değildi; o acele etmemek, bir fırsat kollamak, harbe girilecekse askeriye durum ile siyasi olayların inkişafına göre en münasip zaman ve tarafı seçmek ve tabii millet ve memleketimizin hayat ve menfaatlerine en uygun şartları da kesin olarak sağladıktan sonra girmek fikrindeydi.
Müslüman Türklerin beynini kemiren soru , ülkenin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği değil, kendilerinin bu ülke içinde yaşamlarını sürdürüp sürdürmeyecekleriydi.